sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YASİN SURESİ 1. VE 6. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YASİN SURESİ 1. VE 6. AYET-İ KERİMELER
Temmuz 16, 2026 09:57
13
A+
A-

YASİN SURESİ

 

Yasin Suresi seksen üç âyettir. Mekke’de nazil olmuştur.

Allah teala bu sure.-i celileye, Hz. Muhammed (s.a.v.)in Peygamberliği­nin hak olduğuna yemin ederek başlıyor ve onun dosdoğru bir yol üzerinde bu-  ‘ lunduğunu beyan ediyor.

Kâfirlerin başlarının yukarı kalkık olduğu bu yüzden bu anormal durum­ları ve davranışları sebebiyle gerçeği bulamadıkları ayrıca onların önlerine ve arkalarına perdeler çekildiği bu sebeple de hakkı göremedikleri ifade ediliyor.

Allah tealanın, insanları hak yola çağıran elçilerinin durumlarına bir mi­sal veriliyor ve şöyle ediliyor: Bir kasabaya onları uyaran elçiler gönderiliyor. Önce iki elçi gönderiliyor, insanlar onlara inanmıyor ve onları yalanlıyorlar. Bunun üzerine bir üçüncü elçi onlara yardımcı gönderiliyor ve bunlar, kendileri­nin AUah tarafından elçiler olduklarını ve insanları hak yola davet etmek için görevli bulunduklarını söylüyorlar. Fakat insanlar onlara inanmıyor hatta onlar sebebiyle uğursuzluğa duçar olduklarım söylüyorlar. Elçiler ise uğursuzluğu-nonlann kendilerinde olduğunu söylüyorlar. Bu ara şehrin uzak yerinden bir adam koşarak geliyor ve halka, elçilere uymalarını tavsiye ediyor ve nasihatlar-da bulunuyor. O kişi bu yaptığı ile cennete giriyor ve kavminin de bu durumu bilmesini arzu ediyor. îman etmeyen kavmin Üzerine ise şiddetli bir çığlık geli­yor ve hepsi helak oluyorlar.

Sure-i celilede bundan sonra ölü hale gelmiş olan yerin sularla diriltildiği, orada çok çeşitli bitki ve meyveler var edildiği, gecenin, gündüzün, güneşin ve ayın yaratıldığı ve bütün bunların, yüce Allanın takdiriyle hareketlerine devam ettikleri beyan ediliyor.

Gemilerin suda yürümesi, insanların suda boğulmadan onun üzerinde ta­şınmaları ve bütün bunların Allanın birer nimeti oldukları beyan ediliyor. Sur’a ikinci defa üfürülünce insanların kabirlerinden kalkacakları ve hesap vermek üzere Ailahm huzurunda toplanacakları ve o gün hiç kimseye haksızlık yapıl­mayacağı haber veriliyor.

Ameli, salih olup cennete girenlerin zevk içinde, gölgelikler altında, her türlü nimetlerin içinde rablerinin “Selam” sözüyle yaşayacakları cehennem ehli­nin ise hak ettikleri azaba sürüklenecekleri beyan ediliyor.

Bir damlacık sudan yaratılan insanın, kendisini yaratan Aİlahı unutarak ona hasım kesildiği ve “Çürümüş kemikleri kim diriltecek?” diye sorduğu beyan ediliyor. İnsanların bu sorularına ise peygamberimizin şöyle cevap vermesi em­rediliyor: “De ki: Onları ilk defa yaratan diriltecektir. Zira herhangi bir şeyi var etmenin Allah için çok kolay olduğu, olmasını istediği şeye “Ol” demesinin kâfi geldiği, böylece o şeyin hemen oluvereceği ve sonunda hep birlikte Allaha dön­dürüleceğimiz beyan ediliyor[1][1]

 

Surenin Fazileti

 

Bu Sure-i Celile hakkında bir kısım hadis-i  şerifler zikredilmiştir. Pey­gamber efendimiz bu hadis-i şeriflerinin birinde buyuruyor ki:

“Herşeyin bir kalbi vardır. Kur’anın kalbi de Yasin’dir. Kim Yasin suresi­ni okursa Allah o kişinin Yasini okumasından dolayı ona Kur’anı on kere oku­muş kadar sevap yazar.[2][2]

Peygamber efendimiz diğer bir hadis-i şerifinde de şöyle buyuruyor:

“Yasini ölülerinizin başında okuyun[3][3]Yani, can çekişmekte olan hasta­larınızın yanında okuyun. Umulur ki Allanın rahmeti onun üzerine iner de rahatça can verir. Veya ölmüş olan kişilerin üzerine okuyun umulur ki Allah onla­rın taksiratlarını affeder.

Peygamber efendimiz diğer bir hadis-i şerifinde de şöyle buyurmuştur:

“Bakara suresi Kur’anın hörgücü ve zirvesidir. Onun her âyetiyle birlikte seksen melek yere inmiştir. Âyete’l-Kürsi Arş’ın altından çıkarılıp Bakara sure­sine eklenmiştir. Yasin ise Kur’anın kalbidir. Kim, Allah tealamn rızasını ve âhiret yurdunu dileyerek Yasini okuyacak olursa onun günahı bağışlanır. Siz onu, ölülerinizin üzerine okuyun. [4][4]

 

Rahman ve rahim olan Allahın adıyla.

 

1- Yâ, Sin.

Mukattaa harfleri hakkında Bakara suresinin başında gerekli açıklama­lar yapılmıştır. Ancak burada geçen Yâ, Sin hakkında ayrıca şunlar söylenmiş­tir.

Abdullah b. Abbas’tan nakledilen bir görüşe göre “Yâ Sin” kelimesi Al­lah tealanın isimlerinden biridir. Allah teala bu ismine yemin ederek sureye baş­lamıştır.

Katade’ye göre ise “Yâ Sin” kelimesi, Kur’anın isimlerinden biridir.

İkrirne’nin Abdullah b. Abbas’tan naklettiği diğer bir görüşe göre Yâ Sin kelimesinin manası “Ey insan” demektir.

Mücahid’e göre ise “Yâ Sin” kelimesi söze başlamayı ifade eden bir keli­medir. Allah teala burada kelamına bu sözle başlamıştır. [5][5]

 

2-3- Hikmetle dolu Kur’ana yemin olsun ki şüphesiz sen ey Muham-med, peygamberlerdensin. [6][6]

 

4- Sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.

İhtiva ettiği hükümler sapasağlam olan Kur’ana yemin olsun ki ey Mu-hammed sen, Allah tarafından gönderilen peygamberlerdensin ve sen, dosdoğru bir yol olan İslam dini üzeresin. [7][7]

 

5-6- Ataları uyarılmamış, bu yüzden de gafil kalmış bir kavmi uyar­ması için bu Kur’an, herşeye galip ve merhamet sahibi olan Allah tarafın­dan indirilmiştir.

Bu âyetler iki şekilde izah edilmiştir: Birinci izah tarzı mealde zikredil-diği gibidir. Bu izah tarzına göre âyette zikredilen kavimden maksat, Araplar ve kendilerine peygamber gönderilmeyen diğer bütün kavimlerdir. Resulullahın peygamberliği umumi olduğu için o, kendilerine daha önce Peygamber gönderi­len kavimleri uyardığı gibi hiç peygamber gönderilmeyen kavimleri de uyar­mıştır.

Diğer bir izah şekli ise şöyledir: Daha önce ataları uyarılan, buna rağmen gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için bu Kur’an sana indirilmiştir. Veya da­ha önce ataları nasıl uyarılmışsa senin de bu kavmi o şekilde uyarman için bu Kur’an sana indirilmiştir. Bu kavim gaflet içindedir. [8][8]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.