TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YASİN SURESİ 16. VE 21. AYET-İ KERİMELER
16- Elçiler de şöyle demişlerdi: “Rabbimiz biliyor ki, gerçekten bizler size gönderilmiş elçileriz. [1][21]
17- Bizim üzerimize düşen, açıkça tebliğ etmektir.
Gönderilen o elçiler de, kendilerini yalanlayan kasaba halkına tekrar tebliğde bulunarak: “Rabbimiz olan Allah da biliyor ki şüphesiz bizler size gönderilmiş elçileriz. Bizim yükümlü olduğumuz görevimiz, Allahm emirlerini açıkça tebliğ etmektir. Şayet kabul ederseniz doğru yolu bulmuş olursunuz. Kabul etmezseniz biz üzerimize düşeni yapmış oluruz. Sizin işiniz ise Allaha kalmıştır. Hakkınızda o hüküm verecektir. [2][22]
18- Onlar da şöyle demişlerdi: “Biz sizinle uğursuzluğa düştük. Yemin olsun ki eğer vazgeçmezseniz sizi taşlarız ve bizden size can yakıcı bir azap dokunur.
O kasaba halkı, kendilerine gönderilen peygamberlere şöyle demişlerdir: “Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa düştük. Şayet bize bir bela gelecek olursa bu sizin yüzünüzden olacaktır. Yemin olsun ki eğer bizi davet etmekten ve tanrılarımıza dil uzatmaktan vazgeçmezseniz sizi taşa tutanz. Ve sizlere, tarafımızdan can yakıcı bir azap dokunur.” [3][23]
19- Elçiler de şöyle demişlerdi: “Uğursuzluk sizin kendinizdedir. Size hak hatırlatıldığı için mi? (Uğursuzluğa uğradığınızı söylüyorsunuz?) Doğrusu siz, haddi aşan bir kavimsiniz.
Elçiler, kasaba halkına şu cevabı vermişlerdir: “Uğrsuzluğunuz sizin ken-dinizdendir. Amelleriniz, rızıklanmz, hayır ve şer olan payınız size aittir. Bu, bizim uğursuzluğumuzdan dolayı meydana gelen birşey değildir. Sizler, uyarıldığınız için mi uğursuzluğa uğradığınızı söylüyorsunuz? Daha doğrusu sizler, haddi aşıp Allaha isyan eden ve günahlara batan bir topluluksunuz.” [4][24]
20-21- Şehrin en u/ak yerinden bir adam koşarak gcimiş ve şöyle demişti: “Ey kavmim, uyun gönderilen elçilere. Uyun sizden hiçbirşey istemeyen ve doğru yolda olanlara.” [5][25]