sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

Çocuklarımızı Tevhid Üzeri Nasıl Yetiştiririz?

Temmuz 21, 2026 11:59
39
A+
A-

Çocuklarımızı Tevhid Üzeri Nasıl Yetiştiririz?

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah(Celle Celaluhu)’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

Yüce Allah, Lokmân Sûresi’nin 11 ve 12. ayetlerinde insanın dikkatini önce kâinata, ardından hikmete yöneltmektedir:

“İşte bunlar Allah’ın yarattıklarıdır. Haydi, O’ndan başkalarının ne yarattığını bana gösterin! Hayır, zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.” (Lokmân, 31/11)

“Andolsun, Lokmân’a ‘Allah’a şükret.’ diye hikmet verdik. Kim şükrederse ancak kendi iyiliği için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye layıktır.” (Lokmân, 31/12)

Bu iki ayet, evlat eğitiminin temelini oluşturan iki büyük esası ortaya koymaktadır: tevhid ve şükür. Allah Teâlâ önce kâinattaki delilleri göstererek kalpleri yalnızca Kendisine bağlamakta, ardından hikmet sahibi bir babanın örnek şahsiyetini önümüze koymaktadır. Bu da bize göstermektedir ki salih bir neslin inşası, sağlam bir akide üzerine kurulmadıkça gerçek anlamda başarıya ulaşamaz.

Çocuk eğitimi yalnızca güzel ahlâk kazandırmak veya dünyaya hazırlamak değildir. Asıl hedef, çocuğun kalbini Allah’a bağlamak, onu şirkten uzak tutmak ve hayatını yalnızca Rabbine kulluk üzerine bina etmektir. Çünkü kalpte tevhid yerleşmeden yapılan diğer eğitimler eksik kalacaktır.

Sahâbe nesli bu hakikati çok iyi kavramıştı. Onlar çocuklarına önce Allah’ı tanıtıyor, daha konuşmaya başladıkları andan itibaren dillerini tevhid kelimeleriyle süslüyorlardı. Rivayetlerde, çocuk konuşmaya başladığında ona ilk öğretilen ifadelerden birinin:

“Âmentü billâhi ve kefertü bi’t-tâğût.”

yani:

“Allah’a iman ettim ve tâğûtu inkâr ettim.”

olduğu nakledilmiştir.

Bu eğitim yöntemi son derece anlamlıdır. Çünkü İslam yalnızca Allah’a iman etmekten ibaret değildir; aynı zamanda Allah’tan başka ilahlık iddiasında bulunan her şeyi reddetmeyi de gerektirir. Tevhid, iman ile inkârın birlikte gerçekleşmesidir: Allah’a iman, tâğûtu inkâr…

Bugün birçok anne baba çocuklarının başarılı bir meslek sahibi olmasını, iyi bir eğitim almasını ve güzel bir hayat kurmasını istemektedir. Bunlar elbette önemlidir. Ancak bütün bunlardan daha önemli olan, çocuğun Rabbini tanıması, yalnız O’na kulluk etmesi ve hayatını Kur’an ve sünnet doğrultusunda yaşamasıdır. Çünkü dünya başarısı geçicidir; fakat tevhid üzere yetişen bir evlat hem dünyada hem de ahirette anne babasının en büyük kazancı olacaktır.

Lokmân’ın hikmeti de işte burada ortaya çıkmaktadır. Hikmet, bilgiyi doğru yerde kullanmak ve her şeyi yerli yerine koymaktır. Bu sebeple Lokmân, oğluna önce dünya işlerini değil, Allah’a ortak koşmamanın önemini öğretmiştir. Nitekim hemen sonraki ayette şöyle buyurur:

“Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma. Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür.” (Lokmân, 31/13)

Bu sıralama tesadüf değildir. Allah Teâlâ bize, çocuk eğitiminin ilk basamağının tevhid olduğunu öğretmektedir.

Anne babalar çocuklarının kalbine küçük yaşlardan itibaren Allah sevgisini, Allah korkusunu ve yalnız O’na güvenmeyi yerleştirmelidir. Evde yapılan konuşmalar, anlatılan kıssalar, ezberletilen ayetler ve dualar hep bu bilinç etrafında şekillenmelidir. Çocuk, Allah’ın yarattığı gökyüzünü, yeryüzünü, güneşi, ayı ve bütün nimetleri görerek her şeyin yalnızca Allah’ın kudretiyle var olduğunu öğrenmelidir.

Şükür bilinci de bu eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Çünkü nimetleri Allah’tan bilen bir çocuk, kibirden uzak olur; nimetin sahibini tanıdığı için O’na itaat etmeyi görev bilir. Böyle bir evlat hem anne babasına karşı daha saygılı olur hem de Rabbine karşı daha bilinçli bir kul hâline gelir.

Sonuç olarak, Lokmân Sûresi’nin bu ayetleri bizlere açık bir eğitim modeli sunmaktadır. Evlatlarımızın kalbine önce tevhidi yerleştirmeli, onları şirkten ve tâğût anlayışından uzak tutmalı, Allah’ın nimetlerini tanıyan ve şükreden kullar olarak yetiştirmeliyiz. Çünkü tevhid üzere yetişen bir nesil yalnız ailesinin değil, ümmetin de en büyük sermayesidir. Hikmetli eğitim; Kur’an’ın gösterdiği gibi, kalpleri önce Allah’a bağlamakla başlar. Böyle yetişen evlatlar ise Allah’ın izniyle hem dünyada hayırlı işler yapacak hem de ahirette anne babaları için bitmeyen bir sadaka-i câriye olacaktır. ‏

والحمد لله رب العالمين

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.