TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YASİN SURESİ 41. VE 45. AYET-İ KERİMELER
41-42- Onların soyunu yüklü gemilerde taşımamız ve onlar için gemiye benzer şeylerden binekler yaratmamız, kendileri için bir delildir.
Allah teala bu âyet-i kerimelerde, denizlerde seyreden insanları ve yüklerini taşıyan gemilerin de insanlar için Allanın kuvvet ve kudretini gösteren bir delil olduğunu beyan ediyor ve insanların soylarının Hz. Nuh’un gemisinde taşı-tilmasının, Allanın büyük lütuflanndan biri olduğuna işaret ediyor ve buyuruyor ki: “Nuh’un yüklü gemisinde insanların soylarını taşımamız ve insanlar için o geminin benzeri binekler yaratmamız bizim kudretimizi gösteren bir delildir.”
Âyet-i kerimede, gemiye benzer binekler yaratılması zikredilmektedir. Gemiye benzer bu bineklerden neyin kasdedildiği hakkında iki görüş zikredilmiştir.
Abdullah b. Abbas, Ebu Mâlik, Hasan el-Basrî, Ebu Salih, Dehhak, Kata-de ve İbni Zeyd’den nakledilen bir görüşe göre burada zikredilen geminin benzeri bineklerden maksat, Nuh’un gemisinden daha küçük olan diğer gemilerdir. Taberi bu görüşü tercih etmiştir.
Yine Abdullah b. Abbas, İkrime, Abdullah b. Şeddad ve Hasan-i Bas-ri’den nakledilen diğer bir görüşe göre buradaki gemiye benzer bineklerden maksat “Çöl vapuru” denen develerdir.
Mücahid ise bu bineklerden maksadın binek hayvanları olduğunu söylemiştir.
Ayet-i kerimenin manasının umumi oluşu, buradaki “Vapura benzeyen binekler”den maksadın bütün taşıtları kapsadığını söylemenin daha uygun oldu-ğunu gösterir. [1][44]
43-44- İstesek onları suda boğarız da hiç imdatlarına koşan olmaz. Onlar kurtarılamazlar da. Onları ancak nezdimizden bir rahmet olarak ve belli bir zamana kadar yaşatmak için böyle yapmayız.
Dilersek bize ortak koşan müşrikleri vapura bindikleri zaman suda boğarız da onlar kendilerini kurtaracak bir yardımcı bulamazlar. Onlar kurtanlamaz-lar da. Ancak tarafımızdan bir merhamet olarak onlan biz kurtarırız ve ecelleri gelinceye kadar yaşatırız. [2][45]
45- Onlara: “Önünüzdeki ve arkanızdaki hadiselerden korkun ki merhamet olunasınız.” denildiği zaman dinlemezler. [3][46]