VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA MERYEM SURESİ 51. VE 53. AYET-İ KERİMELER
Musa (A.S.) Kıssası
51- Kitap’ta Musa’yı da an. O ihlâsa erdirilmiş ve gönderilmiş bir peygamberdi.
52- Ona Tûr’un sağ tarafından seslendik. Özel olarak konuşmak için onu yaklaştırdık.
53- Ve rahmetimizden ona kardeşi Harun’u da bir peygamber olarak bağışladık.
Açıklaması
“Kitap’ta Musa’yı da an.” Yüce Allah İbrahim Halil’i’söz konusu edip onu övdükten sonra Kelimullah Hz. Musa’yı söz konusu ederek: “Ya Muhammed! (s.a.) Kitapta kavmine sana haber vereceğim Musa’nın niteliklerini zikret ve oku” buyurmuştur. Bu beş nitelik şunlardır:
1- “O ihlâsa erdirilmiş.” Biz onu seçkin, süzülüp seçilmiş kıldık. Küçüğüyle büyüğüyle günahlardan temizleyerek arındırdık. Nitekim Yüce Allah şöyle bu-
r yutmaktadır: “Ey Musa! Risaletlerimle, seninle konuşmamla seni insanlar arasından seçtim (onlara üstün kıldım).” (A’râf, 7/144). Burada “ihlâsa erdiriliş” anlamındaki “muhlas” kelimesi esreli olarak “muhlis” şeklinde de okunmuştur ki, “tevhid ve ibadette Allah’a ihlâsla bağlanmış” demektir. İhlâs ise ibadetini yalnızca gerçek mabud olan Allah’a yapmak, ibadetinde yalnızca onu kastetmektir. es-Sevrî Ebû Lübâbe’den şöyle dediğini nakleder: “Havariler: Ey Ruhullah! Bize Allah’a karşı ihlâslı olanın durumunu bildir, dediler. Şöyle buyurdu: Allah için amel eden ve insanların (bundan dolayı) kendisini övmelerini istemeyendir.”
2- “Gönderilmiş bir peygamberdi.” Allah ona iki niteliği birlikte vermişti. O ulü’1-azm olan ve sayıları beşi bulan rasullerin büyüklerindendi; diğerleri de Nuh, İbrahim, İsa ve Muhammed’dir. Hepsine Allah’ın salât ve selâmı olsun. Allah onu kullarına davetçi, müjdeleyici, uyarıp korkutucu olarak gönderdi, o da Allah’ın şer’î hükümlerini bildirerek insanlara haber verdi.
Rasul, Allah’ın kendisine bir şey vahyedip onu tebliğ etmesini emrettiği ve beraberinde şeriatının yazılı bulunduğu kitabı bulunan peygamberdir: Hz. Musa (a.s.) gibi. İster ona bağımsız bir kitap indirilmiş olsun, isterse de ondan öncekinin kitabı olsun. Nebi ise Allah’ın kendisine Allah’tan aldığını haber vermekle emro-lunduğu bir şeriati vahyettiği ve peygamberine bu şeriati haber veren, bununla birlikte beraberinde ayrıca kitap bulunmayan peygamberdir: Yûşâ (a.s.) gibi.
3- “Ona Tûr’un sağ yanından seslendik.” Onunla Tûr’un, Musa’nın sağ yanından yahut da bizzat Tûr’un sağ tarafından Medyen’den gelip Mısır’a doğru gittiği sırada konuştuk. Artık o bundan sonra Allah’ın Kelimi (onunla konuşan kişi) ve rasul oldu. Biz Firavun hanedanını da suda boğduktan sonra onunla orada sözleştik. Ona Tevrat adlı kitabı indirdik. Seslenmenin Hz. Musa’nın sağ tarafından olması daha sahihtir. Çünkü dağların sağı da yoktur, solu da.
4- “Özel olarak konuşmak için onu yaklaştırdık.” Biz onu makam ve mevki itibariyle daha bir şereflendirmek ve daha bir yakınlaştırmak suretiyle onunla konuşacak şekilde yaklaştırdık ya da bizimle konuştuğu vakit onu yakınlaştırdık. Yüce Allah’ın: “Konuşmak için” buyruğu hitap esnasında gizlice konuşmaktan gelmektedir. Yani artık o ruhî âlemde Yüce Allah’a mevki itibariyle oldukça yakınlaşmış oldu.
5- “Ve rahmetimizden ona kardeşi Harun’u da bir peygamber olarak bağışladık. “: Biz ona lütuf ve nimetimizden bağışta bulunarak kardeşi Harun’u Rabbinden şu istekte bulunduğu vakit peygamber kıldık: “Bana aile halkımdan kardeşim Harun’u vezir kıl. Onunla sırtımı pekiştir ve onu işimde ortak
kıl.” (Tâ-Hâ, 20/29-32). Yüce Allah onun isteğini yerine getirdi, duasını ve kardeşi hakkındaki şefaatini kabul etti. Nitekim şöyle buyurmaktadır: “İstediğin sana verildi ey Musa, diye buyurdu.” (Tâ-Hâ, 20/36); “Senin pazunu kardeşinle kuvvetlendireceğiz.” (Kasas, 28/35).
Seleften kimisi şöyle demiştir: Dünyada hiç bir kimse Musa’nın Harun hakkında peygamber olmasını istemesinden daha büyük bir şefaatte (iltimasta) bulunmamıştır. Yüce Allah buyurdu ki: “Ve rahmetimizden ona kardeşi Harun’u da bir peygamber olarak bağışladık.” İbni Abbas Harun’un Hz. Musa’dan dört yaş büyük olduğunu söyler. [1][25]