TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ŞUARA SURESİ 151. VE 160. AYET-İ KERİMELER
151- Haddi aşanların emrine itaat etmeyin. [1][136]
152- Onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar, ıslah etmeye çalışmazlar.”
Ey Semud kavmi, rabbinizin, sizi bu dünyada güven içinde bırakacağını mı sanıyorsunuz? Bahçelerin, pınarların, ekinlerin, salkımları olgunlaşmış hurmaların içinde rahatça yaşatılacağınızı mı sanıyorsunuz? Dağlan maharetle yontup ferah evler edinmeye devam edebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Allah’tan korkun, onun emirlerine boyun eğin. Öğüt ve uyarılarımda bana itaat edin doğru yolu bulmuş olursunuz. Allah’a isyan ederek yeryüzünde bozgunculuk çıkaran ve Allah’a itaat etmek suretiyle kendilerini düzeltmeyen israfçılann emrine uymayın.
Âyette zikredilen “Haddi aşanlar” Semud kavminin ileri gelenlerinden dokuz kişidir. Bunlar, başka bir âyet-i kerimede de şöyle açıklanmışlardır: “Salih: “Ey kavmim, niçin iyilikten evvel hemen kötülüğün gelmesini istiyorsunuz? Allah’tan bağışlanmanızı dileseniz ya. Belki merhamet edilirsiniz.” dedi.” “Kavmi: “Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.” dediler. Salih de: “Uğursuzluğunuzun sebebi Allah nezdindedir. Doğrusu siz, imtihana çekilen bir kavimsiniz.” dedi.” “O şehirde, yeryüzünde bozgunculuk çıkaran, ıslah edip düzeltmeye çalışmayan dokuz kişi vardı. [2][137]
153- Kavmi şöyle dedi: “Sen ancak büyülenmişlerden birisin.” [3][138]
154- Sen de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsin. Eğer sözünde sadık kimselerdensen bize bir mucize getir.”
Allah Teala bu âyet-i kerimelerde, Semud kavminin, Salih (a.s.)a nasıl cevap verdiklerini beyan ediyor ve buyuruyor ki: “Semud kavmi Salih’e şöyle demişti: “Sen ancak büyülenmiş bir insansın. Sen de bizim gibi bir beşersin. Bizim yediklerimizden yiyor, içtiklerimizden içiyor ve yaptıklarımızı yapıyorsun. Sen, ne bir Krals\n ne de bir rab. O halde biz seni nasıl dinleriz? Eğer sen, Alla-hm seni bize Peygamber olarak gönderdiği iddianda doğru isen bize bir mucize getir de doğru söyfc” :ş olduğunu anlayalım.” [4][139]
155- Salih şöyle dedi: “İşte mucize, bu, dişi devedir. Onun belli bir gün su içme akkı vardır. Sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır. [5][140]
156- Sakın ona bir kötülük yapmayın. Yoksa büyük günün azabı sizi yakalar.”
Semud kavmi, Salih (a.s.)dan, Peygamber olduğuna dair bir mucize getirmesini istemesi üzerine, Allah Teala, büyük bir kayayı yarıp Salih (a.s.)a kayanın içinden bir deve çıkarmış ve onu mucize olarak ona vermiştir.
Deve çok büyük bir hayvandı. İnsanların süt ihtiyaçlarını tamamen karşılıyordu. Fakat buna mukabil de çok su içiyordu. Öyle ki, Semud kavminin suyunu bir gün tamamen Deve içiyor bir gün de kendileri içiyorlardı. Semud kavminden bazı kişiler, devenin bu durumuna katlanamayarak onu öldürmek istemişler. Salih (a.s.) ise bunun, kendileri için bir felaket sebebi olacağını söylemişti. [6][141]
157- Nihayet onlar deveyi kestiler. Fakat pişman da oldular. [7][142]
158- Bunun üzerine onları azap yakalaytvcrdi. Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Ne var ki çokları yine de iman etmediler. [8][143]
159- Şüphesiz senin rabbin, herşeye galiptir, çok merhametlidir.
Semud kavminin.üzerinde yaşadığı yerlerde şiddetli bir sarsıntı olmuş ve onlara büyük bir çığlık gelmiş, hepsi oldukları yerde çökekalmışlardır Bu husus başka âyetlerde de şöyle açıklanmıştır. “Bunun üzerine onları şıdetlı bir sarsıntı yakalayıverdi de evlerinde dizüstü kapanıp kaldılar. [9][144]
160- Lut kavmi de gönderilen Peygamberleri yalanladı. [10][145]