sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA KASAS SURESİ 61. VE 70. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA KASAS SURESİ 61. VE 70. AYET-İ KERİMELER
Mayıs 2, 2026 09:56
2
A+
A-

61- Kendisine mutlaka kavuşacağı güzel bir vaadde bulunduğumuz kimse ile, dünya hayatında zevkle yaşattığımız ve sonra kıyamet günü azap için bize getirilecek kimselerden olan kişi bir midir?

Yarattıklarımızdan, kendisine, mutlaka elde edeceği, cennet gibi güzel bir vaadde bulunduğumuz kimse ile, dünya hayatında’zevk ve sefa içerisinde yaşat­tığımız ve bu sebeple rabbini unutan, sonra da kıyamet gününde azaba uğratıl­mak için yakalatılıp getirilen kimse bir midir?

Ayet-i kerimede geçen ve kendisine güze! bir vaadde bulunulduğu be­yan edilen kimseden maksat, iman eden ve âhirette cennete erişecek olan mü­mindir. Dünya hayatında zevkle yaşatılandan maksat ise, âhirette cehenneme gi­recek olan kâfirdir.

Mücahid ve İbn-i Cüreyc, bu âyet-i kerimenin, Resuîullah (s.a.v.-) ile Ebu Cehil hakkında indiğini söylemişlerdir.

Mücahid’den nakledilen diğer görüşe göre ise bu âyet, Hz. Hamza, Hz. Ali ile Ebu Cehil hakkında nazil olmuştur: [1][70]

 

62- O gün Allah onlara nida edecek ve: “Benim otaklanm oldukları­nı iddia ettiğiniz şeyler nerede?” diyecektir.

Allah, kıyamet gününde, kendisine birtakım varlıkları ortak koşan müş­riklere seslenecek ve: “Benim ortaklarım olduklarını sandığınız ve dünyadayken kendilerine taptığınız ilahlarınız nerede?” diyecektir.

Bu hususta başka bir âyette de şöyle buyurulmaktadır: “Şüphesiz ki bu­gün, ilk yarattığımız gibi teker teker huzurumuza geldiniz. Verdiğimiz herşeyi ardınızda bıraktınız. İçinizden, ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi si­zinle beraber görmüyoruz. Muhakkak ki onlarla aranızdaki irtibak kesildi. Or­taklar olduklarını sandığınız şeyler sizi bırakıp kayboldular. [2][71]

 

63- O gün, aleyhlerinde hüküm kesinleşen kimseler: “Rabbimiz, işte azdirdiklarımiz, kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Onlardan uzaklaşıp sana geldik. Zaten onlar, bize tapmıyorlardı.” derler.

Kıyamet günü, insanları hak yoldan saptırdıkları için, Allah’ın gazap ve lanetini hak ede şeytanlar ve kafirler şöyle diyeceklerdir: “Ey rabbimiz, bu az­dırdı ki arımızı, kendimiz azdığımız gibi azdırdık.” yani, biz, kendi irademizle azdığımız gibi onlar da bizim vesvesemiz.neîicesinde kendi iradeleriyle azdılar. Biz, onların inanç ve amellerinden uzak durduk. Onlar aslında bize tapmıyorlar­dı, kendi heva ve heveslerine göre davranıyorlardı. [3][72]

 

64- Onlara: “Koştuğunuz ortaklarınızı çağırın.” denir. Onlar da ça­ğırırlar. Fakat çağırdıkları şeyler, kendilerine cevap vermezler. Azabı görürler ve “Keşke dünyada hidayet üzere olsaydık,”diye pişmanlık duyar­lar.

Dünya hayatlarında birtakım varlıkları Allah’a ortak koşanlara âhirette: “Ortak koştuğunuz şeyleri çağırın da sizi, içinde bulunduğunuz sıkıntıdan kur­tarsınlar,” denilecek. Onlar da, Allah’a ortak koştukları şeyleri yardımlarına ça­ğıracaklardır. Fakat putlar onlara hiçbir cevap veremeyeceklerdir. Müşrikler bizzat gözleriyle azabı görecekler ve orada: “Keşke dünyada iken doğru yolda olsaydık.” diye temennide bulunacaklardır. [4][73]

 

65- O gün Allah, müşriklere nide eder ve: Gönderilen Peygamberlere ne cevap verdiniz?” der. [5][74]

 

66-  O gün, onların haber kaynakaln körelir. Artık birbirlerine de hiçbirşey soramazlar.

Kıyamet gününde Allah, müşriklere seslenecek ve onlara: “Sizi tevhid inancına daved eden ve putlara tapmayı yasaklayan Peygamberlere ne cevap verdiniz?” diye soracaktır. O gün onların bütün haber kaynakları kapanmış ola­cak ve herhangi bir delil ileri süremeyeceklerdir. Onlar, birbirlerinden herhangi bir şeyi de sorma cesaretinde bulunamayacaklardır. Akrabalık bağını ileri süre­rek birbirlerinden birşey istemeyeceklerdir. [6][75]

 

67- Kim, şirkten vazgeçip iman eder ve salih amel işlerse kurtuluşa erenlerden olması umulur.

Kim de Allah’a ortak koşmaktan vazgeçer, Hakka yönelir, samimiyetle iman eder ve Allah’ın emrettiği şeyleri yaparak salih ameller-işeyecek olursa umulur ki işte böyle biri, kurtuluşa erenlerden olur.

Taberi ve İbn-i Kesir diyorlar ki: “Allah tarafından beyan edilen “Umu­lur ki” ifadesi, ihtimal değil “kesinlik” ifade eder. Buna göre, ayetin manası şoy-îe olur: “Yapüğı şirkten vazgeçip iman eden ve salih amel ışleyenm kurtuluşa ereceği, Allah’ın izniyle muhakkaktır.” [7][76]

 

68- Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçme hakkı yoktur. Allah, onların koştukları ortaklardan münezzehtir, yücedir.

Bu âyet-j kerime iki şekilde izah edilmiştir. İbn-i Kesir, mealde verildiği şekilde izah edilmesinin tercihe şayan olduğunu söylemiştir.

Taberi ise şu şekilde izah etmeyi tercih etmiştir: “Ey Muhammed, rabbin, dilediği şeyi yaratır. Müşriklerin birtakım şeyleri seçip onlara adadıkları gibi rabbin de dilediği kullarını seçip hidayete, imana ve salih amellere muvaffak kı­lar. Allah/müşriklerin taktıkları sıfatlardan beridir, yücedir. [8][77]

 

69- Rabbin, onların kaiblcrinin neyi gizlediğini ve kendilerinin neyi açığa vurduğunu çok iyi bilir.

Ey Muhammed, Rabbin, yarattıklarının, içlerinde neyi dilleriyle neyi açığa vurduklarını çok iyi bilir. Böylece kimlerin hidayete kavuş­turulmaya layık olduklarım bilir ve onları hidayete kavuşturur. [9][78]

 

70- O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah’tır. Dünyada da âhirtte de hamd, ona mahsustur. Hüküm yalnız onundur. Siz ancak ona döndürüleceksiniz.

Ey Muhammed, senin rabbin, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Al­lah’tır. Gerçekte ibadete layk olan sadece O’dur. Dünyada da âhirette de övül-mük ona mahsustur. Hüküm verme sadece ona aittir. Hiçbir kimse onun verdiği hükmü bozamaz. Kıyamet gününde hepiniz ona döndürüleceksiniz ve aranızda o hüküm verecektir. İşte o zaman kimin haklı kimin haksız olduğu ortaya çıka­caktır. [10][79]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.