sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ANKEBUT SURESİ 6. VE 10. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ANKEBUT SURESİ 6. VE 10. AYET-İ KERİMELER
Mayıs 7, 2026 09:56
6
A+
A-

6- Kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz ki Allah, kâfirlerin hiçbir şeyine muhtaç değildir.

Kim, düşmanı olan kâfirlere karşı cihad edecek olursa şüphesiz ki o, ken­disi için cihad etmiş olur. Zira cihaddan kazanacağı sevap kendisine ait olur. Al­lah’ın, hiçbir kimsenin ameline ihtiyacı yoktur. Çünkü o, hiçbir kimseye muhtaç değildir. [1][7]

 

7- İman edip salih ameller işleyenlerin yaptıkları kötülükleri elbette affedeceğiz. Ve onları, işledikleri amellerin daha güzellcriyle mükafaatlan-dıracağız.

Allah’a ve Peygamberine iman eden ve Allah’ın, kendilerini imtihan et­mesi karşısında sabredip imanlarını sağlam tutan ve salih amel işleyenlerin daha önce işlemiş olduklan çeşitli günahları affedeceğiz. Ve onları, yaptıklarından daha güzeiiyle mükafaatlandıracağız. Zira iyilikte bulunana, yaptığının on katı mükafaat verilecektir. [2][8]

 

8- Biz insana, anne ve babasına iyi davranmasını emrettik (ve ona dedik ki) Eğer annen baban, seni bilmediğin birşeyi bana ortak koşmaya zorlarsa, kendilerine itaat etme. Dönüşünüz ancak banadır. Ben, muhak­kak yaptıklarınızı size haber vereceğim.

Biz, Peygamberimize indirdiğimiz hükümlerle insanlara anne ve babala­rına karşı iyi davranmalarını emrettik. Bununla beraber biz, insana dedik ki: “Şayet annen baban, benim ortağım olduğunu bilmediğin birşeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa sen onlara itaat etme. Bilakis onlara karşı çık. Be­nim rızama uygun davran.” Kıyamet gününde dönüşünüz ancak banadır. Ben sizlere, dünyada yapmış olduğunuz amellerin ne olduğunu bildireceğim ve sizi, yapmış olduğunuz ameilere göre ceza veya mükafaatlandıracağım.

Katade ve Mus’b b. Sa’d, bu âyet-i kerimenin, Sa’d b. Ebi Vakkas hak­kında nazil olduğunu söylemişlerdir. Sa’d b. Ebi Vakkas, müslüman olup hicret edince annesi ona kızmış ve şöyle demiştir: “Allah’a yemin olsun ki sen geri dönmedikçe hiçbir evin gölgesi altına girmeyeceğim.” Bunun üzerine Allah tea-la bu âyet-i kerimeyi indirmiş, insanın anne ve babasına itaat etmesini emret­miş, bununla beraber anne ve babası, Allah’a ortak koşmaya ve inkarcılığa zor­larlarsa artık onlara itaat edilmemesi lazım geldiğini bildirmiştir.

Sa’d b. Ebi Vakkas diyor ki:

“Benim hakkımda dört âyet inmiştir. Sa’d, bunlara dair kıssaları anlatır­ken şunları da söylemiştir.

Birgün annesi, ona şöyle demiş: “Allah, anneye babaya iyi davranmayı emretmiyor mu? Allah’a yemin olsun ki ölünceye kadar hiçbir şey yeyip içme­yeceğim yahut da sen, dininden döneceksin.” Sa’d diyor ki: “Annesine yemek yedirmek istediklerinde onun ağzını zorla açar yedirirlermiş İşte bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuştur.[3][9]

Evet, Allah’a isyan hususunda hiçbir yaratığa itaat yoktur. Bu hususta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:

“Allah’a isyanın söz konusu olduğu yerde kula itaat yoktur. İtaat ancak iyiliktedir. [4][10]                                                                 

 

9- İman edip salih amel işleyenleri, biz onları mutlaka salihler arası­na katacağız.

Allah’a ve Peygamberine iman eden, Allah’ın emirlerini yerine getirip ya­saklarından kaçınarak salih amel işleyenleri, salih kulların girdikleri cennete ko­yacağız.  [5][11]                                                                                                  

 

10- İnsanların bir kısmı; “Allah’a iman ettik.” der. Fakat Allah yo­lunda eziyet görünce, insanların yaptığı eziyeti Allah’ın azabı gibi kabul eder. Rabbinden müminlere bir zafer erişse yemin olsun ki münafıklar “Şüphesiz biz de sizinle beraberdik.” derler. Allah, âlemlerin sinesinde ya­tan herşeyi en iyi bilen değil midir?

İnsanlardan bazılan vardır ki onlar: “Biz, Allah’ın varlığına ve birliğine iman ettik.” derler. Ancak Allah’a iman etmeleri yüzünden müşrikler tarafından kendilerine eziyet edilince, dünyadayken insanların baştan çıkarmalarını, Al­lah’ın, âhiretteki azabı gibi kabul ederler de iman ettikten sonra tekrar inkarcılı­ğa dönerler.

Ey Muhammed, rabbin tarafından müminlere bir zafer erişince de, yemin olsun ki dinlerinden çıkan bu mürtedler o zaman da şöyle derler: “Ey Müminler, biz, sizinle beraberdik. Düşmanlarınıza karşı da size yardım ettik.”

Ey yalancılar, Allah, âlemlerin sinesinde yatan şeyleri en iyi bilen değil midir? Siz, bu sözlerinizle kimi aldatmak istiyorsunuz?

*Dehhak, bu âyet-i kerimenin, Mekke’de, kendilerini mümin gibi göste­ren münafıklar hakkında nazil olduğunu söylemiş İbn-i Zeyd ise bu âyetin, bü­tün münafıkları beyan ettiğini söylemiştir.

Abdullah b. Abbas ise bu âyetin, Mekke’de iken müslüman olup hicret et­mek isteyen, daha sonra da müşrikler tarafından hicretleri engellenen ve dinden çıkmaya zorlanan ve bunun üzerine tekrar inkarcılığa dönen insanlar hakkında nazil olduğunu söylemiştir.

Allah teala başka bir âyette de bu tür insanlar hakkında şöyle buyurmak­tadır: “İnsanlardan Öylesi vardır ki, Allah’a yanm yamalak ibadet eder. Kendisi­ne bir iyilik dokunduğu zaman rahatlar. Başına bir bela gelince de tam tersine ödner. O, dünyasını da âhiretini de kaybetmiştir. İşte apaçık hüsran budur. [6][12]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.