sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

VARLIĞIN ÖZÜ

Mayıs 21, 2026 11:59
15
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

VARLIĞIN ÖZÜ

Gerçekten Hamd Allah (c.c)’a mahsustur. O’na Hamd ederiz ve O’ndan yardım dileriz. Mağfireti O’ndan ister, doğru yola iletilmemizi O’ndan bekleriz. Nefislerimizin kötülüklerinden ve amellerimizin fenalıklarından Allah’a sığınırız. Allah (c.c kimi hidayette kılmış ise, o gerçekten hidayete erişmiştir. Kimi de dalâlette ve sapıklıkta kılmış ise, artık o kendisi için bir dost ve yol gösteren bulamaz. Şehadet ederim ki, Allah’tan başka bir tek ilah yoktur ve O’nun eşi ve benzeri de yoktur. Yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (s.a.v) Allah’ın kulu ve Resulüdür. Salât ve selam O’na, Ehli Beytine, ashabına ve O’nun yolunu izleyenlere ve onun gösterdiği çizgide yürüyenlere olsun.

Tevhid, sözlük anlamıyla “birleme” veya “bir olduğunu kabul etme” demektir. İslami ıstılahta ise Allah’ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde tek olduğunu, eşi ve benzeri bulunmadığını ifade eder.

Allah’ı birlemek, sadece dille söylenen bir Kelime-i Tevhid değil, aynı zamanda zihinsel bir devrimdir. Bu inanç, insanı sahte korkulardan ve geçici putlardan özgürleştirir.

“Lailaheillallah” (Allah’tan başka ilah yoktur) cümlesi, önce bir reddi (la ilahe), sonra bir ispatı (illallah) içerir. Yani önce zihindeki tüm sahte otoriteler yıkılır, sonra gerçek otorite inşa edilir.

İslam inancının merkezinde yer alan Allah’ı birleme, yani Tevhid kavramı, yalnızca zihinsel bir tasdik veya sayısal bir tekliği ifade etmez. Bu kavram, kainatın varoluş sebebini, insanın yeryüzündeki konumunu ve yaratıcı ile yaratılan arasındaki kopmaz bağı temsil eden derin bir dünya görüşüdür. Tevhid, kelime anlamıyla “birlemek” olsa da, esasen hayatın her alanında Allah’ın mutlak otoritesini, eşsizliğini ve her şeyin kaynağı olduğunu idrak etme sürecidir.

Kainata bütüncül bir gözle bakıldığında görülen o muazzam nizam, aslında Allah’ın birliğinin en somut şahididir. Yıldızların yörüngesinden atomun yapısına kadar her şey, tek bir elden çıktığını haykıran bir uyum içerisindedir. Eğer birden fazla ilah olsaydı, evrendeki bu hassas denge bozulur ve yerini mutlak bir kaosa bırakırdı. Dolayısıyla Allah’ı birlemek, aslında evrendeki bu büyük koroyu duymak ve o koroya “Lailaheillallah” diyerek eşlik etmektir. Bu inanç, insanın parçalanmış düşünce dünyasını birleştirir; onu türlü sahte ilahlara, çıkar odaklarına veya kendi nefsinin arzularına kul olmaktan kurtarıp, tek ve gerçek olan mutlak kudrete yöneltir.

Allah’ı birlemenin insana kazandırdığı en büyük erdem hürriyettir. Bir insan Allah’ı hakkıyla birlediğinde, O’ndan başka hiçbir gücün önünde eğilmeme izzetine kavuşur. Rızkı verenin, hayatı bahşedenin ve ölümü takdir edenin tek olduğunu bilen bir gönül için korku ve endişe yerini derin bir teslimiyete bırakır. Bu teslimiyet, bir pasiflik değil; aksine her şeyi kuşatan mutlak adalete ve merhamete duyulan sonsuz güvendir. Kişi, Allah’ı birlediği ölçüde kendi iç dünyasındaki tutarsızlıklardan arınır ve bütüncül bir ahlak yapısına kavuşur.

Sonuç olarak Allah’ı birlemek, hayatın akışından kopuk bir teori değil, yaşamın tam kalbinde duran bir pusuladır. Bir mümin için Tevhid; sevgide, korkuda, umutta ve itaatte Allah’ı tek otorite kabul etmektir. Bu bilinçle yaşayan insan, hem kendi nefsiyle barışır hem de tüm yaratılmışlara “Yaratandan ötürü” şefkatle yaklaşır. Tevhid, insanı karanlıklardan aydınlığa çıkaran, ona onurunu iade eden ve sonu olmayan bir kemal yolculuğunun başlangıcıdır.

Yazarın Diğer Yazıları
Nisan 16, 2026 11:59
Mart 9, 2026 11:59
Ocak 18, 2026 11:59
Kasım 13, 2025 11:59
Ekim 19, 2025 11:59
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.