TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA RUM SURESİ 56. VE 60. AYET-İ KERİMELER
56- Kendilerine ilim ve iman verilenler de: “Şüphesiz sizler, Allahın takdir ettiği dirilme gününe kadar kaldınız. İşte yeniden dirilme günü. Fakat dünyada siz bunu bilmiyordunuz.” derler.
MüfessirIer bu âyet-i kerimeyi bazı farklarla izah etmişlerdir.
İbn-i Cüreyc bu âyeti şöyle izah etmiştir: “Kendilerine Allanın kitabını bilmek ve ona iman etmek nasibedilenler: “Dünyada az bir zaman kaldık.” diyen kâfirlere şu cevabı vereceklerdir. “Siz, dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün dirime günüdür. Fakat sizler bunun böyle olacağını sanmıyordunuz.”
Taberi ise bu âyeti şöyle izah etmektedir; “Kendilerine ilim ve iman verilen insanlar, kabirde az bir zaman kaldıklarına dair yemin eden kâfirlere şu cevabı vereceklerdir: “Allahm, levh-i mahfuzunda ezelî ilmiyle yazdığına göre sizier dirilinceye kadar kaldınız. İşte bugün dirilme günüdür. Fakat sizler bunun böyle olmadığını dünyada bilmiyor ve.bundan dolayı da onu yalanlıyordunuz..” [1][55]
57- Artık o gün, zalimlere mazeretleri fayda vermez. Allahm rızasını kazanmaları da istenmez.
Bu âyet-i kerimede, kıyamet gününde, öldükten sonra dirilmeyi yalanlayan zalimlere ileri sürecekleri herhangi bir mazeretin bir fayda vermeyeceği beyan ediliyor. Ve âyetin son bölümünde: “Onlara sitem de edilmeyecektir.” ifadesi zikrediliyor. Bu ifadeyi Taberi şöyle izah ediyor: “Onlardan, dünyada iken yaptıkları şeylerden vazgeçmeleri de istenmeyecektir.”
İbn-i Kesir ise: “Onlar dünyaya da döndürülmezler.” diye izah etmektedir. Bazı âlimler de bu ifadeyi şöyle izah etmişlerdir. “Onlardan, rablerini razı etmeleri de istenmez.” Meal bu son izah şekline göre hazırlanmıştır. [2][56]
58- Şüphesiz ki biz bu Kur’anda insanlara her türlü misali verdik. Yemin olsun ki sen onlara bir mucize getirsen, inkar edenler mutlaka: “Siz ancak bâtılla uğraşıyorsunuz.” derler.
Şüphesiz ki biz bu Kur’anda, insanlara Allanın birliğini ispat eden her türlü misal ve delilleri zikrettik. Ey Muhammed, sen Öldükten sonra dirilmeyi yalanlayanlara, doğru söylediğini ispat edecek bir mucize getirecek olsan kafirler yine de: “Ey, Muhammede iman edenler, sizler bize getirdiğiniz şeylerde batılla uğraşıyorsunuz.” derler. [3][57]
59- İşte Allah,bilmcycm”crin kalbîcrini böyle mühürler.
Ey Muhammed, işte Allah, senin Allah katından getirdiğin öğütleri, apaçık âyetleri bilmeyen ve Allanın gönderdiği âyetleri anlamayan insanların kalb-lerini böylece mühürler de, azgınlıklarında bocalayıp, dururiar. [4][58]
60- Ey Muhammed, sabret. Şüphesiz Allahm vaadi haktır. İmanında samimi olmayanlar sakın seni üzüntüye düşürmesin.
Ey Muhammed, kâfirlerden sana yapılan işkencelere karşı sabret. Rabbi-nin peygamberliğini tebliğ etmeye devam et. Zira rabbinin, onlara karşı sana yardım edeceğine dair verdiği vaad hakür. Öldükten sonra dirilmeye iman etmeyenler seni üzüntüye ve gevşekliğe sevketmesinler. Seni Allanın emirlerini tebliğ etmekten alıkoymasınlar. [5][59]