ARIN Kİ BAYRAĞIN DALGALANSIN!
İslam ümmetinin içinde bocalanıp durduğu istediği hedeflere ulaşamadığı gözler önünde olan hakikatlerdendir. Bu durumun üstesinden gelmek bilinçli fertlerin yetişmesi, kalp hallerinin düzelmesi iman ve amel bütünlüğünün devamlılığı ile mümkündür. Yapılanların Allah için yapılması terkedilenlerin Allah için yerleşilmesi gerekmektedir. Bu da İhlas demektir. Peki İhlas ın tanımı nedir?
Sözlükte “arınmak, saflaşmak, kurtulmak” mânasındaki hulûs/halâs kökünden türetilmiş olup “bir şeyi, içine karışmış ve değerini düşürmüş olan başka şeylerden temizleyip arındırmak, saflaştırmak” anlamına gelen ihlâs kelimesi, terim olarak “ibadet ve iyilikleri riyadan ve çıkar kaygılarından arındırıp sadece Allah için yapmak” demektir. İslâmî literatürde ihlâs daha geniş olarak şirk ve riyadan, bâtıl inançlardan, kötü duygulardan, çıkar hesaplarından ve genel mânada gösteriş arzusundan kalbi temizlemeyi, her türlü hayırlı faaliyete iyi niyetle yönelmeyi ve her durumda yalnızca Allah’ın rızâsını gözetmeyi ifade eder (Râgıb el-İsfahânî, Müfredât, “ḫlṣ” md.; Lisânü’l-ʿArab, “ḫlṣ” md.; Gazzâlî, IV, 379-380).
İhlâs bu manada çok önemlidir. Çünkü birçok insan içsel birtakım problemler yaşamaktadır. Birçok davetçi ve ilim talebesi bile bu içsel problemlerden şikâyetçidir. Onlar, Allah’ın rahmetinden ümit kesmemelerine rağmen, baş edemedikleri bazı olgular sebebiyle bereket ve başarıdan mahrum kaldıkları birtakım sorunlarla karşı karşıyadırlar. Oysaki İslâm dini, ancak ihlâslı mücahid askerlerin çabalarıyla ayakta kalabilir ve ihlâslı ilim talebeleri aracılığıyla öğrenilebilir. İhlâs, yaşadığımız kötü şartlardan kurtulmak için çok önemli bir vasıtadır. İhlâslı mücahidler dışında İslâm dinini başka kim zafere ulaştırabilir?
O hâlde ihlâs günümüzde yaşadığımız sıkıntılardan kurtulmamızın tek çaresidir. Çünkü İslâm ümmeti büyük bir gerileme ve hezimet yaşamaktadır. Doğu ve Batı’dan birçok düşmanın tehdidi altındadır. Peki, hangi sebeplerden dolayı? Bunun birçok sebebi vardır. Bunlardan en önemlisi, ihlâsın olmayışıdır.
Öyle ki, yaptığımız işlerde sahip olmamız gereken ihlâs oldukça azalmış ve neredeyse kaybolmaya yüz tutmuştur. Eğer yeterince ihlâslı olunsaydı durum belki böyle olmayacaktı.
Diğer taraftan İslâmî birçok proje uygulanamadan başarısızlığa uğramıştır. Birçok davet ve hareket, riya pisliğine bulaşmıştır. İçerisinde binlerce ferdi barındıran pek çok Islâmî hareket, fertleri ihlâstan yoksun olduğu için yerle bir olmuştur.
Sonuçta da liderlik sevdası, şan, şöhret ve mal biriktirme hırsı bütün dünyaya hâkim olmuştur.
Âlimler, insanlara ihlâsın önemini anlatmanın gerekli olduğuna inanmaktadırlar. Büyük âlimlerden biri olan İbn Ebu Cemre şöyle diyor: “Fukahanın arasında, insanlara amellerinin maksatlarını öğretmekten ve onlara niyet konusunda dersler vermekten başka görevi bulunmayan ve kendini sadece bu işe adayan âlimlerin olmasını çok isterdim. Çünkü insanların başına gelen bütün olumsuzluklar, bu alandaki eksikliklerden kaynaklanmaktadır.
Müslümanların yaşadığı bunalımlar ve başarısızlıklar, ihlâs eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Rabbimiz Emirlerinden biri olan İhlasa sımsıkı sarılmalıyız.
قُلْ اِنّ۪ٓي اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّ۪ينَۙ
De ki: “Bana, her türlü şirk ve gösterişten uzak durup taat ve ibâdeti yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk etmem emredildi.”
(ZÜMER/11)
VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN