MÜSLÜMANIN RABBİ İLE BAĞI
Eğer siz Rasulullah’a yardım etmezseniz bile siniz ki Allah ona yardım etmiştir: Hani, kâfirler onu, iki kişiden biri olarak çıkarmışlardı; onlar mağaradaydı; o, arkadaşına “üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir” diyordu. Bunun üzerine Allah ona gönül rahatlığı verdi, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanların sözünü alçattı. Allah’ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir. Tevbe 40
Mekke’de müslümanlara müşrikler tarafında işkenceler, kötülükler yapılıyordu. Bu sebeple Müslümanların bir kısmı Habeşistana hicret etmişti. Daha sonraları, Medine’de bulunan Evs ve Hazreç kabilesinden, İslâmiyeti kabul edenler çoğalınca, Müslümanlar, Resülullah (sav)’ın müsaadesiyle Medine’ye hicret etmeye ve orada önemli bir güç haline gelmeye başladılar. Mekkeli müşrikler bu durumdan endişelendiler. Resulullah (sav)’ın da oraya giderek Müslümanların başına geçmesi halinde kendileri için çok tehlikeli olacağını düşünerek Dârünnedve denilen yerde toplanıp durumu müzakere ettiler. Ve Ebu Cehl’in teklifiyle Resulullah (sav)’ı öldürmeye karar verdiler. Bu durumu Cebrail (a.s.) Resulullah (sav)’a bildirdi. Ve Medine’ye hicret etmesine Allah Teala’nın müsaade buyurduğunu tebliğ etti.
Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) o gece, Hz. Ali’yi kendi yatağına yatırarak evinden çıktı ve evinin etrafında bekleyen kâfirlerin yüzüne bir avuç toprak serpti. Böylece kâfirler kendisini göremediler. Doğruca Hz. Ebubekir’in evine gitti ve beraberce hicret edeceklerini söyledi. Hemen bir kılavuz tutuldu ve üç gün sonra develeri alıp Sevr dağına gelmesi söylendi.
Resulullah (s.a.v.) ile Hz. Ebubekir o gece şehirden çıkarak Mekke’ye bir saat mesafede bulunan Sevr dağına gittiler. Ve orada bulunan mağaraya sığındılar.
Ertesi sabah müşrikler, Resulullah (sav)’ın Mekke’den ayrılmış olduğunu öğrenince onu aramaya başladılar. Her tarafı arıyorlardı. Sevr dağına kadar da geldiler. Fakat mağaranın ağzına, Allah’ın takdiriyle örümcek ağını germiş bir kuş da oraya yuva yapmıştı. Bu durumu gören müşrikler, bu mağarada kimsenin bulunamayacağını düşünerek içeriye girmediler. Böylece Resulullah (sav) ve arkadaşı müşriklerin saldırısından kurtuldular.
Resulullah (s.a.v.) ile Hz. Ebubekir, üç gün sonra, kılavuzun getirdiği develere binerek Medine’ye doğru yola çıktılar…
İşte bu mağarada bulundukları sırada Hz Ebu Bekir, mağaranın ağzına kadar gelen müşriklerin, kendilerini göreceği endişesine kapılarak demişti ki:
“Ey Allahın Resulü, eğer bunlardan biri ayağını biraz daha kaldıracak olsa bizi görecekler.” Resulullah (s.a.v.)’de buyurmuştur ki: “Ey Ebubekir, üçüncüleri Allah olan iki kişi hakkında ne düşünebilirsin? Yani, Allah bizimle beraberdir hiç endişe etme. (Taberi)
Yani yardımıyla ve korumasıyla daima beraberimizdedir, gözeticimiz ve yardımcımızdır. O, yakınlarına sahip çıkacak, onlara hüzün bile verdirmeyecek, nerede olursak olalım bizi koruyacak ve himayesi hep üstümüzde olacaktır. (Elmalılı)
Şimdi ayetin başına tekrar dönersek “Eğer siz Rasulullah (sav)’a yardım etmezseniz bilesiniz ki Allah ona yardım etmiştir”. Mekke de Resulullah (sav)’ın peygamber olduğunu bilip kendi gücünü ve iman edenlerin bedeni gücünü dikkate alarak peygambere verdiği mücadele de yardım etmeyenlere Allah’ın yardımını unutmamaları gerektiğini hatırlatan bir olaydır. Biz Müslümanların Allah için verdiği her mücadele de Allah’ın yardımının yanımızda olduğunun unutulmaması gerektiği hatırlatılmaktadır. Ve İsrailoğullarının düştüğü duruma düşmememiz için uyarılmaktayız. Allah cc Şuara suresinde;
60- Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların (Musa (as) ve israiloğullarının) ardına düştüler.
61- İki topluluk birbirini görünce, Musa’nın adamları “Eyvah, yakalandık! dediler.
62- Musa: “Hayır, aslâ! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir.”
63- Bunun üzerine Musa’ya “Vur asân ile denize” diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi,
64- Ötekilerini de buraya yanaştırıvermiştik.
65- Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık,
66- Sonra da ötekileri suda boğduk.
67- Şüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.
68- Ve şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Allah yolunda atılan her adım, yapılan her amel kesinlikle Allah tarafından desteklenmektedir. Yeter ki kul sabır hususunda sebatını ispat etsin Allah’ın yardımı muhakkak gelecektir.