VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA KEHF SURESİ 45. VE 46. AYET-İ KERİMELER
Dünya Hayatının Misali
45- Dünya hayatının misalini de anlat onlara. O gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, sonra yeryüzünde yetişen bitkilerle karışır, sonunda da suların savuracağı çör-çöpe döner. Allah her şeye kadirdir.
46- Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür. Ama baki kalacak salih ameller Rabbinin nezdinde sevap olarak da emel olarak da daha hayırlıdır.
Hadis-i şeriflerde ayet-i kerimede geçen “baki kalacak salih amellerin neler olduğunu açıklayan ifadeler bulunmaktadır. Tirmizî’nin rivayetine göre Rasulullah (s.a.) şöyle buyurmuştur: “İsra gecesi İbrahim ile karşılaştım. Bana ya Muhammed, dedi, benden ümmetine selam söyle. Onlara haber ver ki, cennetin toprağı hoştur, suyu tatlıdır, cennet dümdüz bir arazidir, fakat onun ağaçları, bitkileri sübhanallahi velhamdülillahi velâ ilahe illahu vallahu ekberdir.”
Saîd b. Mansur, Ahmed, İbni Cerîr, İbni Merdüveyh ve sahih olduğunu belirterek Hâkim, Ebû Saîd el-Hudrî’den rivayetlerine göre Rasulullah (s.a.) şöyle buyurmuştur: “Baki kalacak salih amelleri çokça işleyiniz.” Bunlar nelerdir ey Allah’ın Rasulü? diye sorulunca, şöyle buyurdu: “Tekbir, (Allahuekber) tehlîl (la ilahe illallah), teşbih, (Sübhanallah) tahmîd (elhamdüllih) ve lâ havle velâ kuvvete illâ billah sözleridir.” Taberânî ve İbni Merdüveyh , Ebu’d-Derdâ-dan şöyle dediğini nakletmektedirler: Rasulullah (s.a.) buyurdu ki: “Sübhanallahi velhamdülillahi velâ ilahe illallahu vallahu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billah. işte bunlar baki kalacak salih amellerdir. Bunlar ağacın yapraklarını döktüğü gibi günahları dökerler, bunlar cennet hazinelerindendirler.” Neseî, Taberânî ve Beyhakî de Ebû Hureyre’den Rasulullah (s.a.)’m şöyle buyurduğunu rivayet etmektedirler: “Kalkanlarınızı edininiz!” Ey Allah’ın Rasûlü, hangi düşmana karşı? diye sorulunca, Hz. Peygamber şöyle buyurdu: ‘Hayır, ateşe karşı kalkanınızı edininiz. Bu da: sübhanallahi velhamdü lillâhi velâ ilahe illallahu vallahu ekber, demektir. Şüphesiz bunlar kıyamet gününde önden gelirler, arkadan ve yan taraflardan gelirler. Baki kalacak salih ameller de bunlardır.” [1][22]
Açıklaması
Ya Muhammedi Sen Mekke müşriklerinden olsun diğerlerinden olsun mal ve yardımcılarını ileri sürerek Müslüman fakirlere karşı böbürlenen insanlara örnek ver. Dünyanın önemsizliğini, onda az kalınacağını, çabucak yok olup gidişini açıklayan bir örnek. Çünkü dünya göz alıcılığından, parlaklığından, göz kamaştırıcı halinden sonra Allah’ın iradesiyle asık suratlı, kapkara, hiçbir güzelliği ve parlaklığı olmayan bir hale dönüşür. O göz kamaştırıcılığından sonra zevale doğru gidişi ile çiçekleri, parlaklığı, taneleri bulunan yeşil bir bitkiye benzer. Gökten yağan yağmurla oluşmuş bir bitkiye. Bütün bunlardan sonra ise bu bitki kupkuru çör-çöpe dönüşür, rüzgârlar tarafından savrulur. Yani rüzgârlar onu sağa sola dağıtır, gider.
“Allah her şeye kadirdir.” Yani Allah yoktan var etmeye, var olanı yok etmeye kadirdir. Yeşil ve göz kamaştırıcı hale de; kurutup yok edip telef etme haline de gücü yeter. Aklı başında olan bir insanın dünyaya aldanmaması, dünya ile öğünmemesi, dünya dolayısıyla büyüklük taslamaması gerekir.
Dünya hayatı gerçekten de bu örneğe çokça benzemektedir. Nitekim Yüce Allah Yunus sûresinde de şöyle buyurmaktadır: “Dünya hayatı gökten indirdiğimiz bir suya benzer ki onunla yeryüzünde insanların ve hayvanların yediği bitkiler karışmıştır…” (Yunus, 10/24), Hadid suresinde de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir süstür. Aranızda bir öğünüştür. Mallarda ve çocuklarla bir yarıştır. Ekini, ekenlerin hoşuna giden bir yağmur gibidir…” (Hadid, 57/20)
“Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür.” Yani mallar ve evlâtlar dünya hayatının süsünden bir parçadır. Ahiretin daimi, ebedi süsünden değildir. Bunlar da çabucak yok olur giderler. O halde aklı başında olan bir kimsenin bunlara aldanmaması, bunlarla gurur duyup öğünmemesi gerekir. Maksat şudur: Bu kısmı da daha önce dünya hayatının çabucak geçişini, yok olmanın, son bulmanın kertesinde olduğunu açıklayan önceki örnekteki genel kapsamın içerisine sokmaktır. Yalnızca mal ve çocukların söz konusu edilmesinin sebebi şudur: Mal hem güzeldir, hem faydaladır. Çocuklar ise güç kaynağıdır, kişi için bir savunma aracıdır. O bakımdan her ikisi de dünya hayatının süsü demektir.
Bu ayet-i kerimenin bir benzeri de Yüce Allah’ın şu buyruğudur: “Kadınlara, oğullara, yığın yığın yüklerle altın ve gümüşe, salma atlara… karşı duyulan sevgi insanlara süslü gösterilmiştir.” (Ali İmran, 3/14).
İmam Ali (k.v.) de şöyle demektedir: Mal ve çocuklar dünyanın ekinidir. Salih amel ise ahiretin ekinidir. Allah bazı kimseler için bunların hepsini bir arada vermiş olabilir.
“Ama baki kalacak sâlih ameller, Rabbinin nezdinde sevap olarak da amel olarak da daha hayırlıdır.” Yani hayırlı işler, itaatler -namaz, sadaka, Allah yolunda cihad, fakirlere yardım, zikir ve benzeri ameller- sevap itibariyle Allah nezdinde daha üstündür. Daha çok yaklaştırıcıdır, etkileri daha kalıcıdır. Çünkü bütün bunların sevabı kişinin kendisine aittir. Amel itibariyle de daha hayırlıdır. Çünkü bu amellerin sahibi olan bir kimse âhirette dünyada iken umduğu her şeyi elde edebilir.
İbni Abbas der ki: “Bakî kalacak salih ameller Sübhanallahi ve’1-hamdulil-lahi velâ ilahe illallahü hüvallahu ekber’dir.” Osman b. Affân da böyle demiştir: Bu ameller lâ ilahe illallah, sübhanallahi ve’1-hamdüllillahi vallahu ekber velâ havle velâ kuvvete illa billahi’l- aliyyi’1-azim sözleridir. [2][23]