TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ENBİYA SURESİ 81. VE 85. AYET-İ KERİMELER
81- Süleyman’a da, fırtına halinde esen rüzgârı boyun eğdirdik^ Onun emriyle rüzgâr, bereketli kıldığımız yerlere eserdi. Biz, her şeyi bileniz.
(17) Sebe1 Suresi, âyet: 10-11
* Allah Teala bu âyet-i kerimede Hz. Süleyman’a verdiği mucizelerden biri olan, rüzgârın onu alıp dilediği yere götürmesini zikretmektedir.
Rivayete göre, Hz. Süleyman’ın tahtadan yapılma bir seccadesi vardı. Memleketini idare etmek için gerekli olan herşeyi onun üzerine yerleştiriyor, sonra rüzgâra emrediyordu. Rüzgâr da onu alıp istediği yere götürüyordu. Kuşlar da onu gölgelendiriyordu.
Bu hususta diğer âyetlerde de şöyle buyuruluyor: “Bunun üzerine biz de rüzgârı Süleyman’ın emrine verdik. Rüzgâr onun emriyle, onun istediği yere kolayca eser giderdi.’*18) “Rüzgârı da Süleymanın emrine verdik. O rüzgâr estiğinde, sabahleyin bir aylık yola gider, akşamleyin bir aylık yoldan dönerdi. Süleyman için erimiş bakın kaynağından su akar gibi akıttık. Rabbinin izniyle Cinlerden bir kısmı, onun enirinde çalışırdı. Onlardan kim, emrimizden çıktıysa ona alev alev yanan ateşin azabını tattıracağız.”^9^
82 – Şeytanlardan Süleyman için denize dalan ve daha bundan başka işler yapanları da onun emrine verdik. Biz onları gözetiyorduk.
* Allah Teala, bu âyet-i kerimede de Hz. Süleyman’a verdiği mucizelerden bir başkasını zikretmektedir. O da Şeytanların, Hz. Süleyman’ın emri altında çalışmaları, denize dalarak Hz, Süleyman için çeşitli mücevherler çıkarmaları ve onun için binalar, sanat eserleri vb. şeyler yapmalarıdır.
Bu hususta diğer âyetlerde de şöyle buyurulmaktadır: “Her bina ustası ve dalgıç Şeytanları ve birbirlerine bağlanmış diğer Şeytanları da Süleyman’ın emrine âmâde kılmıştık. “<20>
(18) Sa’d Suresi, âyet: 36
(19) Sebe’Suresi, âyet: 12
(20) Sa’d Suresi, Syet: 37-38
83- Eyyub’u da hatırla. O, bir zaman rabbinc: “Doğrusu ben bir derde yakalandım. Sen, merhametlilerin en merlametlisisin.” diye dua etmişti.
84- Biz de duasını kabul edip yakalandığı derdi gidermiştik. Ona nezdi nıizd en bir rahmet ve ibadet edenlere bir öğüt omak üzere aile fertlerini ve onlarla birlikte bir o kadarını da verdik.
* Allah Teala, bu âyet-i kerimelerde, Hz. Eyyub’u anlatmaktadır. Hz. Ey-yub, malı ve evladı çok olan ve rabbine devamlı olarak hamdeden bir kuldu. Allah Teala onu malı ile evladı ile ve hatta vücudu ve sağlığı ile imtihan etmiştir. Hz. Eyyub, bütün imtihanlara karşı sabredip rabbini itaat etmeye devam etmiştir. Sonunda sabırda zireye ulaşmış ve “Eyüp sabrı” sözü meşhur olmuştur.
Taberi, Vehb b.Münebbih’ten naklettiği bir kıssada Hz. Eyyub’un ne tür imtihanlar geçirdiğini, bütün sıkıntılarına rağmen rabbine şikâyetçi olmadığını, bir kısım insanların, uğradığı felaketleri hak ettiğini söylemleri ve hakkında dedikodu yapmaları sebebiyle, Allah Teala’dan, belaları kendisinden kaldırmasını istediği üzerine de Allah Teala’nın, belaları or.un üzerinden kaldırdığım zikretmektedir.
Kıssanın çok uzun olması ve güvenirliliğinin zayıf olması sebebiyle burada zikredilmemiştir.
85- İsmail’i, İdris’İ ve Zülkifl’i de hatırla. Onların hepsi de sabredenlerdi.