sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ENBİYA SURESİ 86. VE 90. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ENBİYA SURESİ 86. VE 90. AYET-İ KERİMELER
Ocak 2, 2026 09:56
8
A+
A-

86- Biz de onları rahmetimize garkettik. Onlar, gerçekten salihler-dcndl#                                                                 Taberi Tefsiri C. V, Forma: 35

* Bu âyet-i kerimelerde Hz, İbrahim’in oğlu İsmail, Hz. İdris ve Zülkifl zikredilmektedir. Zülkfl’in peygamber olup olmadığı ihtilaflıdır. Bazı âlimler, Zülkifî’in, Peygamberlerle beraber zikredilmesi sebebiyle onun da Peygamber olduğun söylemişlerdir. Diğer bir kısım âlimler ise onun salih bir kul ve âdil bir Devlet Başkanı olduğunu söylemişlerdir. Taberi bunların herhani birini tercih etmemiştir.

Zülkifl’in, kendisinden Önce bulunan bir Peygambere veya âdil bir Dev­let başkanına, onların ölümünden sonra kendisine tevdi edilen vazifeleri yapma­yı tekeffül ettiğinden dolayı kendisine “Kefalet sahibi” anlamına gelen “Zülkifl” adı verildiği rivayet edilmiştir. Tekeffül ettiği vazifeleri hakkıyla yaptığından dolayı da Kur*an-ı Kerim’de adı iyilikle anılmıştır.

Taberi, Zülkifl hakkında da uzun rivayetler zikretmektedir. Bunlar da gü­venilirliklerinin zayıf olmaları sebebiyle burada zikredilmemiştir.

 

87- Zünnun olan Yunus’u da hatırla. O, bir zaman kızarak kavmini bırakıp gitmişti. Bizim, yeryüzünü kendisine dar getirmeyeceğimizi sanmış­tı. Sonunda karanlıklar içinde kalıp şöyle niyaz etti. “Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni, tenzih ve teşbih ederim. Doğrusu, ben zalimlerden oldum.

88-  Biz de duasını kabul edip onu sıkıntılardan kurtardık. İşte biz, Müminleri böyle kurtarırız.

* Allah Teala, Yunus aleyhisselamı, Musul şehrine yakın olan Ninova halkına Peygamebr olarak göndermiştir. Hz. Yunus insanları hak dine davet et­mesine rağmen onlar, inkârlarında ısrar etmişler ve Yunus’u dinlememişlerdir. Yunus aleyhisselam bunun üzerine oradan yarılmış ve Allah’ın, üç gün sonra göndereceği bir azabı haber vermiştir. Ninova halkı azabın kendilerine mutlaka geleceği ni anlayınca çoluk çocuklarını ve hayvanlarını alarak çöllere açılmışlar ve orada rablerine yalvaîarak göndereceği azabı kendilerinden kaldırmasına is­temişlerdir. Bunun üzerine Allah Teala da dualarını kabul edip azabı kendilerin­den kaldırmıştır.

Yunus aleyhisselam ise kavminin inkârcılağını görünce, onlan bırakıp bir vapura binerek oradan uzaklaşmak istemiş, vapurda bulunanlar dalgalara tutul­muşlar, yüklerinin ağırlığından dolayı batıp boğulacaklarını anlayınca araların­da kur’a çekerek içlerinden birini denize atmaya karar vermişler. Kur’a Hz. Yunus’a çıkmış. Yunus’u denize atmamak için kur’ayı Üç defa tekrar etmişler, hepsinde de kur’a Yunus’a çıkmış, bunun üzerine Hz. Yunus soyunarak kendisi­ni denize atmıştır,

Allah Teala’nın vazifelendirdiği bir balık gelip Yunus’u yutmuş, bunun üzerine Yunus, denizin, gecenin ve balığın karnının meydana getirdikleri karan­lıklar içinde kalmıştır, tşte orada rabbine niyaz ederek “Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ve teşbih ederim. Doğrusu ben, zalimlerden oldum.” diye Allah’a yalvarmıştır.

89- Zekeriyya’yı da hatırla. O, bir zaman rabbînc “Rabbim, beni tek başıma, evi atsız bırakma. Vârislerin en hayırlısı sensin.” diye niyaz etti.

90- Biz de duasını kabul ettik. Ve ona Yahya’yı bahşettik. Hanımını da doğum yapabilecek duruma getirdik. Gerçekten onlar hayırlı işlere ko­şarlar.  Rızamızı umarak ve gazabımızdan korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize huşu ile itaat ederlerdi.

Ey Muhammed, sen Zekeriyya’yı da an. Bir zaman o rabine şöyle yalvar­mıştı. “Rabbim, sen beni zürriyetsiz olarak, tek başıma bırakma. Sen bana, Ya-kup ailesinden birini mirasçı kıl. Ancak, mirasçıların en hayırlısı sensin. Bana bir mirasçı vermenin hayırlı olup olmadığını ancak sen bilirsin.

Biz, Zekeriyya’nın duasını kabul ederek onu dünyada tek başına bırakma­dık. Ona mirasçı olarak salih bir evlat olan Yahya’yı bahşettik. Hanımını, ihtiyar olduğu halde doğum yapabilecek duruma getirdik. Zekeriyya, hanımı ve oğlu

Yahya, kendilerini bize yaklaştıracak olan hayırları işlemeye koşarlar ve rızamı­zı umup gazamızdan korkarak bize yalvarır ve ibadet ederlerdi. Onlar, bize karşı boyun eğen, bize ibadet etme hususunda böbürlenmeyen kullardı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.