TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA HAC SURESİ 66. VE 70. AYET-İ KERİMELER
66- Size hayat veren sonra öldüren sonra da tekrar diriltecek olan sadece O’dur. Doğrusu insan pek nankördün
Sizleri hiç yoktan yaratıp can veren sonra eceliniz geldiğinde öldüren, kıyamette hesap vermeniz için tekrar diriltecek olan yalnız Allah’tır. Ne yazık ki insanlar, bütün bu nimetler karşısında pek nankördür. Rabblerinin nimetlerine karşı şükredecekleri yerde onu inkâr ederler veya emirlerini yerine getimnezler yahut sadece bir kısmını yerine getirirler. [1][80]
67- Biz her ümmete bir şeriat vermişizdir. Onlar o şeriata güre amel etmişlerdir. O halde ey Muhammcd, din hususunda onlar seninle münakaşa etmesinler. Sen, rabbine davete devam et. Şüphesiz ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin.
Bu âyet-i kerime farklı şekillerde izah edilmiştir. Bunlardan biri, me-al’de verilen şekildir.
Taberi ise bu âyet-i kerimeyi su şekilde izah etmektedir: “Biz, her cemaat ve kavim için kurban kesmeyi emretmiş izdir. Onlar o kurbanları keserler. Müşrikler kurban kesme hususunda seninle tartışmasınlar. “Kendi kestiğinizi yiyor fakat Allah’ın öldürdüğünü yeriliyorsunuz.” demesinler. Ey Muhammed, sen, ibadetlerinde ve kurban kesme hususunda, seninle tartışan müşrikleri, rabbinin emrine davet et. O davet de, sadece İslâmi usullerde kesilen hayvanların etini yemek, bunun dışmdakilerden kaçınmaktır, put ve benzeri şeylere kurban kesmekten uzak dunnaktır. Ey Muhammed, şüphesiz ki sen, yafnıış olduğun ibadetlerde dosdoğru bir yol üzerindesin.
Taberi bu âyet-i kerimenin baş tarafındaki cümleyi “Her ümmetin bir bayramı vardır.” şeklinde izah edenlerin bulunduğunu ve âyeti buna göre izah ettiklerini söylemektedir. [2][81]
68- Yine de seninle münakaşa ederlerse “Yaptıklarınızı Allah daha iyi bilir.” de. [3][82]
69- Allah, kıyamet günü, ihtilaf ettiğiniz hususlarda, aranızda hükmedecektir.
Ey Muhammed, eğer müşrikler seninle ibadet hususunda tartışmaya devam edecek olurlarsa onlara de ki: “Allah, sizin yaptıklarınızı da benim yaptıklarımı da çok iyi bilendir. Kıyamet gününde, tartışma konusu yaptığınız bu hususlarda Allah hükmünü adaletle verecektir. Haklıyı haksızdan ayırdedip herkese layık olduğu ceza veya mükâfatı verecektir. [4][83]
70- Allah’ın gökte ve yerde olanları bildiğini bilmez misin? Şüphesiz ki bu, Lcvh-i Mahfuz’da sabittir. Gerçekten bu ona pek kolaydır.
Allah Teala bu âyet-i kerimede, yarattıklarını çok iyi bildiğini, ilminin, göklerde ve yerde bulunan herşeyi kuşattığını, göklerde ve yerde bulunanlardan zerre kadar bir şeyin dahi onun ilminin dışında bulunamayacağını ve bütün kâinatı daha yaratmadan önce bildiğini ve herşeyi levh-i mahfuzda yazdığını beyan etmektedir.
Alluh Teala’nın, bütün mevcudatı daha meydana gelmeden evvel bildiği ve onlan levh-i mahfuzda tespit ettiği hususunda bir Hadis-i Şerifte şöyle buyu ruluyor:
“Allah, gökleri ve yeri yaratmadan elli bin sene önce, yaratıkların miktarını yazmıştır. O zaman Allah’ın arşı su üzerindeydi. [5][84]