sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

ÖRNEK GENÇLİK

Şubat 11, 2026 11:59
26
A+
A-

ÖRNEK GENÇLİK

Bismillahirrahmanirrahim 

Hamd Alemlerin Rabbi Allah cc.ya, Salat ve Selâm örneğimiz ve önderimiz Hz. Muhammed sav.e olsun inşallah.

İslam tarihinin ilk nesli olan sahabeler, özellikle genç sahabeler, iman, ahlak ve sorumluluk bilinci açısından eşsiz örnekler sunmaktadır.

Gençlik dönemi, bireyin kimliğinin şekillendiği, değerlerinin kökleştiği ve hayata yön verdiği kritik bir süreçtir. İslam, gençliği ihmal edilen bir dönem olarak değil, aksine doğru yönlendirildiğinde toplumu dönüştürebilecek bir güç olarak görmüştür. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de gençliğe dair örnekler aktarılırken iman ve direniş vurgusu ön plana çıkar. Ashab-ı Kehf hakkında şöyle buyrulur:

“Onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi; Biz de onların hidayetini artırmıştık.”

(Kehf, 18/13)

Bu ayet, genç yaşta imanın ve bilinçli tercihin Allah katındaki değerini açıkça ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) etrafında şekillenen sahabe topluluğunun önemli bir kısmının gençlerden oluşması, İslam’ın gençliğe verdiği önemin tarihsel bir göstergesidir.

İslam’ın doğduğu Mekke toplumu, kabilecilik, sınıf ayrımı ve putperest inanç sistemi üzerine kuruluydu. Gençler, bu yapının içinde genellikle söz hakkı olmayan, geleneklere uyması beklenen bireylerdi. Ancak İslam, bu algıyı kökten değiştirmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.), yaşa değil, imana ve ehliyete dayalı bir toplum modeli inşa etmiştir.

Hz. Ali (r.a.), henüz çocuk denecek yaşta İslam’ı kabul eden ilk erkeklerden biridir. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hicret gecesinde kendi yatağında yatmayı kabul etmesi, onun genç yaşta gösterdiği cesaret ve teslimiyetin en açık örneklerindendir.

Kur’an’da müminlerin bu teslimiyet hali şöyle ifade edilir:

“Müminler, Allah ve Resûlü bir işe hükmettiği zaman, artık o işte kendi tercih hakları yoktur.”

(Ahzâb, 33/36)

Hz. Ali’nin tutumu, bu ayetin sahadaki karşılığı niteliğindedir.

Usame bin Zeyd (r.a.), henüz 18–20 yaşlarındayken Hz. Peygamber tarafından büyük bir ordunun komutanı olarak görevlendirilmiştir. Bu durum, bazı sahabeler arasında şaşkınlıkla karşılanmış; ancak Hz. Peygamber (s.a.v.) bu eleştirilere şu sözlerle karşılık vermiştir:

“Eğer onun komutanlığına itiraz ediyorsanız, daha önce babasının komutanlığına da itiraz etmiştiniz. O bu göreve layıktır.”

(Buhârî, Meğâzî, 44)

Bu olay, İslam’da yaşın değil, ehliyet ve ahlakın esas alındığını göstermektedir.

Mus‘ab bin Umeyr (r.a.), Mekke’nin en zengin ve konforlu ailelerinden birine mensuptu. İslam’ı kabul ettikten sonra ailesi tarafından dışlanmış, tüm maddi imkânlarından mahrum bırakılmıştır. Buna rağmen imanından taviz vermemiştir.

Hz. Peygamber (s.a.v.), onun bu halini gördüğünde şöyle buyurmuştur:

“Mus‘ab’ı Mekke’de gördüm; anne ve babası onu nimetler içinde yüzdürürdü. Şimdi ise Allah ve Resûlü’nün rızası için her şeyini terk etti.”

(İbn Mâce, Zühd, 4)

Bu fedakârlık, Kur’an’da şu ilkeye karşılık gelir:

“Allah, malları ve canları karşılığında müminlerden cenneti satın almıştır.”

(Tevbe, 9/111)

Modern dünyada gençlik; kimlik bunalımı, anlam arayışı ve değer çatışmalarıyla karşı karşıyadır. Sahabe gençliği ise şu temel ilkelerle bu sorunlara ışık tutmaktadır:

  • İman, bilinçli bir tercihtir.
  • Sorumluluk, yaşa bağlı değildir.
  • Ahlak, başarının ön şartıdır.
  • İlim, davranışa dönüşmediği sürece eksiktir.

Hz. Peygamber’in şu hadisi, gençliğin değerini özetler niteliktedir:

“Kıyamet gününde kul, gençliğini nerede tükettiğinden sorguya çekilmedikçe yerinden kıpırdayamaz.”

(Tirmizî, Kıyâmet, 1)

Sahabe gençliği, İslam tarihinin pasif bir unsuru değil; bilakis onun taşıyıcı kolonudur. Onlar, genç yaşta iman etmiş, sorumluluk almış ve ahlaki duruşlarıyla toplumu dönüştürmüşlerdir. Bu örneklik, sadece tarihsel bir hatıra değil, günümüz gençliği için yaşayan bir modeldir. İman, ahlak ve bilinç ekseninde şekillenen sahabe gençliği, çağlar üstü bir rehber olmaya devam etmektedir.

Rabbimiz örnek almayı nasip etsin.

Velhamdülillahi Rabbil Âlemin..

Yazarın Diğer Yazıları
Ocak 8, 2026 11:59
Aralık 11, 2025 11:59
Kasım 25, 2025 11:59
Kasım 3, 2025 11:59
Ekim 18, 2025 11:59
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.