sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FURKAN SURESİ 46. VE 50. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FURKAN SURESİ 46. VE 50. AYET-İ KERİMELER
Mart 7, 2026 09:56
5
A+
A-

46- sonra da gölgeyi yavaş yavaş kendimize çektik. Bu âyeti-i kerimeyi şu şekilde izah edenler de vardır. “Sonra biz gölge­yi hızlı veya gizli bir şekilde kendimize çektik”[1][47]

 

47- Size geceyi bir örtü, uykuyu dinlenme, gündüzü de yeni bir hayat yapan O’dur.

Ey insanlar, geceyi size âdeta bir elbise haline getirip onunla sizi örten, uykuyu istirahat etme sebebi kılan, gündüzü, yeniden hayatı devam ettirme ara­cı kılan Allah’tır.

Huzeyfe (r.a.) diyor ki:

“Resulullah (s.a.v.) yatağına çekilince: “Ey Allahım. senin adına  mm, senin adına dirileceğim.” diyordu. Uykudan kaltağında ise sonra bizi tekar dirilten Allah’a hamdolsun. Diriltmek ancak ona aittir. [2][48] diyordu. [3][49]

 

48-  Rahmetinin ününde rüzgârları bir müjdeci olarak gönderen de O’dur. Biz, gökten tertemiz bir su indirdik. [4][50]

 

49- Onunla ölü bir yere hayat verelim ve yarattığımız nice hayvanları ve insanları sulayalim diye.

AIlah Teala bu âyetlerde, yüce kudretini gösteren rüzgâr ve yağmur de­lillerini zikretmektedir. Yağmura çok ihtiyaç duyulduğu bir zamanda o yağmur­dan evvel rüzgârlar estirerek onun geleceğini müjdeleyen Allah’tır. Gökten ter­temiz yağmurlar yağdırarak onunla, âdeta ölmüş hale gelen yeryüzünü dirilten ve birçok hayvan ve insanlara su temin eden O’dur. O halde sadece ona kulluk edilmeli, kullukta samimi olunmalıdır. [5][51]

 

50- Yemin olsun ki, düşünüp ibret almaları için biz bu delilleri çeşitli şekillerde açıkladık. Buna rağmen birçok insanlar iman etmemekte ısrar ettiler.

Müfessirler bu âyet-i kerimeyi çeşitli şekillerde izah etmişlerdir. Taberi şu şekilde izah etmektedir: “Biz, gökten indirdiğimiz tertemiz suyu kullarımız arasında taksim ettik ki nimetlerimizi düşünüp ibret alsınlar ve onlara karşı şük­retsinler. Ne var ki insanların çoğu nankörlük ettiler, bu nimetlere karşı şükürde bulunmadılar.

Diğer bir kısım müfessirler ise şöyle izah etmişlerdir “Biz yağmuru böl­geler arasında dolaştırdık. Bazan bir bölgeye bazan da başka bir böleye yağdır­dık ki düşünüp ibret alsınlar, kudretimizin büyüklüğünü ölçsünler ve yağmurun yağmadığı yerlerde, insanlar yaptıkları günahlardan vazgeçsinler. Fakat insanla­rın çoğu inkârlarında ısrar ettiler. Şu veya bu yıldızın etkisiyle yağmur yağdığı­nı iddia ettiler.

Zeyd b.Halid el-Cühenî diyor ki:

“Geceleyin yağan bir yağmurdan sonra Resulullah Hudeybiye’de sabah namazı kıldırdı. Namazı bitirince insanlara döndü ve şöyle dedi: “Biliyor musu­nuz rabbiniz ne buyurdu?” İnsanlar: ‘”Allah ve Resulü daha iyi bilir.” dediler. Resuluİlah dedi ki: “Allah şöyle buyurdu: “Bugün kullarımdan bazıları bana iman ederek bazıları da kâfir olarak sabahladılar. Allah’ın lütfü ve rahmetiyle bize yağmur yağdı.” diyen kimse bana iman etmiş, yıldızı inkâr etmiştir. (Yıl­dızların yağmur yağdırdığını reddetmiştir.) “Şu yıldızın etkisiyle yağmur yağ­dı.” diyenler ise beni inkâr etmiş ve yıldıza iman etmiştir. [6][52]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.