TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FURKAN SURESİ 61. VE 65. AYET-İ KERİMELER
61- Gökte burçlar yaratan ve oraya ışık kaynağı bir güneş ve aydınlatıcı bir ay koyan Allah, yüceler yücesidir.
Ayet-i kerimede zikredilen “Burçlar”dan maksat, Atıyye b.Said, Yahya b.Rafi, ibrahim en-Nehaî ve Ebu Salih’e göre “Gökte var olan ve korunan köşklerdir. Bu görüş, Abdullah b.Abbas’tan da nakledilmektedir. Taberi de bu görüşü tercih etmektedir.
Mücahki, Said b.Cübeyr, Katade ve Ebu Salih’ten nakledilen diğer bir görüşe göre ise “Göklerdeki burçlar”dan maksat, büyük gezegenlerdir. İbn-i kesir bu görüşü tercih etmiştir. [1][63]
62- Düşünüp ibret almak veya şükretmek isteyenler için, geceyle gündüzü birbir ardına getiren O’dur.
Bu âyet-i kerime, çeşitli şekillerde izah edilmiştir. Mücahid ve İbn-i Zeyd, âyeti, mealde zikredildiği şekilde izah etmişlerdir. Bunlar demişlerdir ki: “Gece veya gündüz, devamlı olsaydılar, kullar, oruç, namaz gibi ibadetlerini nasıl başlayıp bitireceklerini ve dünya işlerini nasıl düzenleyeceklerini bilemezlerdi.”
Ebu Nüceyh ve İbn-i Cüreye’in rivayetlerine göre ise bu âyetin mânâsı şöyledir: “Düşünüp ibret almak veya şükretmek isteyenler için geceyi gündüzün zıddı yapan Allah’tır. Zira gece karanlık gündüz ise aydınlıktır. Bu da Allah’ın büyük kudret sahibi olduğunu gösterir.”
Ömer b.-Hattab, İbn-i Abbas ve Hasan-i Basrî’den nakledilen diğer bir görüşe göre ise âyetin mânâsı şöyledir: “Düşünüp ibret almak veya şükretmek isteyenler için, geceyi gündüzün yerine gündüzü de gecenin yerine getiren Allah’tır, Kul, bunların birinde yapması gereken ibadeti yapamayıp geri bırakırsa diğerinde yapmalıdır. Meselâ: Gündüzün namazını kaçırmışsa onu gece kaza etmelidir.Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki Allah Teala gündüzleyin günah işleyenin tevbe etmesi için geceleyin ona kabul elini uzatır. Güneş batıdan doğuncaya kadar bu böyledir.” [2][64]
63- Rahman olan Allah’ın kutları, yeryüzünde tevazu ve vakar ile yürürler. Cahiller kendilerine laf atıp sataştıkları zaman aldırmadan “Selametle” deyip geçerler.
Rahman olan Allah’ın kullan yeryüzünde vakarla, sükunetle ve tevazu ile ve Allah’a itaatla yürürler. Cahiller kendilerine, sevmedikleri sözler söyleyince onlara doğru sözle cevap verirler. Onların seviyesine düşmezler. Vakarlarını korurlar.
Ayet-i kerimede zikredilen “Tevazu”dan maksat, vakarlı olmaktır. Yoksa gösteriş için, yapmacık bir tevazu içinde bulunmak demek değildir. Bu hususa dikkat etmek lazımdır.
Rivayet edildiğine göre Hz. Ömer bir gün, yavaş yavaş yürüyen bir genç görmüş ve ona: “Neyin var hasta mısın?” diye sormuş. Genç te: “Hayır ey Müminlerin emin.” diye cevap venniş. Bunun üzerine Hz. Ömer ona elindeki kamçıyla vurmuş ve canlı bir şekilde yürümesini emretmiştir.” [3][65]
64- Onlar, gecelerini rablcrine “Secde ve kıyamla” geçirirler,
Allah teala bu âyet-i kerimede, gerçekten Allah’a kulluk eden müminlerin sıfatlarından biri olan “Geceleyin namaz kılma” ibadetini zikrediyor.
Geceleyin namaz kılmanın fazileti hakkında bir Hadis-i Şerifte şöyle bu-yuruluyor:
“Ey insanlar selamı yayın. Yemek yedirin. İnsanlar uyurken namaz kılın ve selametle cennete girin. [4][66]
65- Onlar şöyle derler: “Ey Rabbimİz, cehennem azabını bizden uzaklaştır. Doğrusu onun azabı çok şiddetli ve devamlıdır. [5][67]