sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YUSUF SURESİ 4. VE 6. AYET-İ KERİMELER

VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YUSUF SURESİ 4. VE 6. AYET-İ KERİMELER
Nisan 9, 2026 09:57
15
A+
A-

Hz. Yusuf (A.S.)’Un Rüyası Ve Hz. Yakup (A.S.)’Un Bu Rüyayı Tabir Etmesi

 

4- Hani bir zaman Yusuf “Babacığım! Rüyamda on bir yıldızla, Güneş’in ve Ay’ın bana secde ettiklerini gördüm” demişti.

5- Babası da ona şöyle demişti: ‘Yavrum!.  Bu rüyanı sakın kardeşlerine anlatma.

 Yoksa sana bir tuzak Ararlar. Çünkü  şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.”

 6- I?te böylece Rabbin seni seçecek, sa- na rüyaların tabirini öğretecek, daha  önceki ataların İbrahim ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi, sana ve Yakup ailesine de nimetini tamamlayacaktır. Şüphesiz ki Rabbin Alîm’dir (her şeyi gayet iyi bilendir), Hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir).

 

Açıklaması

 

Ya Muhammed! Kavmine Yusuf (a.s.) kıssasını anlat. Hani Yusuf (a.s.) ba­bası Yakup (a.s.)’a “Ben rüyamda on bir yıldızın, güneş ve ayın bana ibadet sec­desi olmayıp saygı, eğilme, boyun eğme ve tevazu secdesinde bulunduklarını gördüm” demişti.

Bu rüyanın karışık ve anlamsız rüyalardan ibaret olmayıp “ilham rüyası” olduğuna delâlet etmek için, akıllı olmayan varlığın fiili, akıllı olan varlığın fi­ili olan “secde” ile tavsif edildi.

İbni Abbas diyor ki: Peygamberlerin rüyası vahiydir. Salih rüya da pey­gamberlik alâmetlerinden biri ve gaybden haber vermenin bir çeşididir. Zira bu rüyayı salih bir kul görmüş, salih bir kul da tabir etmiştir. Böyle rüyalar olay­ların saf ruha resim gibi intikal etmesidir. Umumiyetle de “nefis hadisi” ne uy­gun tecelli etmektedir.

On bir yıldız Hz. Yusuf (a.s.)’un on bir kardeşidir. Yıldızlar kardeşler, Gü­neş ile Ay ise babası ve annesidir. Bu müfessirlerden bir grubun görüşüdür. Çünkü yıldızlar gerçekte secde etmezler. Dolayısıyla “gördüm” sözü rüyaya ait olmaktadır. Ayrıca Hz. Yakup (a.s.)’un “Rüyanı kardeşlerine anlatma” sözü bu­na delildir.

İbni Cerîr et-Taberî Cabir’den naklediyor: Yahudilerden Bustanetu 1-Yahu-di (Yahudi bahçıvan) denilen bir adam Peygamberimiz (s.a.)’e geldi Ona:

– Ya Muhammed! Bana Yusuf un kendisine secde ettiğini söylediği yıldızla­rın isimleri nelerdir, haber verebilir misin? dedi.

Cabir diyor ki: Peygamberimiz (s.a.) bir vakit sustu. Yahudiye hiçbir şey söylemedi. O sırada kendisine Cebrail (a.s.) indi.

Bu yıldızların isimlerini bildirdi. Rasulullah (s.a.) Yahudiye haberci gönde­rerek şöyle buyurdu:

–  Ben sana bu yıldızların isimlerini büdirirsem sen iman eder misin? Ya­hudi:

– Evet, dedi. Efendimiz (s.a.):

–  Bu yıldızların isimleri şunlardır: Cereyan, Tank, Zeyyal, Zül-kenafat, Kabis, Vessab, Amûdan, Fulayk, Musabbih, Zarun, Zül-ferağ; Ziya (Ay), Nur (Güneş).

Yahudi dedi ki:

–  Evet, vallahi bu yıldızların isimleri bunlardır. [1][17] Hz. Yakup (a.s.), oğlu Hz. Yusuf (a.s.) kardeşlerinin kendisine boyun eğecekleri manasını ihtiva eden bu rüyayı gördüğünü anlattığı zaman, oğlu Hz. Yusuf (a.s.)’a “Kardeşlerinin sa­na kıskançlıkla davranmamaları ve seni sıkıntıya düşürecek bir tuzak kurma­maları için gördüğün bu rüyayı kardeşlerine anlatma dedi. Çünkü şeytan Adem’in ve Ademoğullarının düşmanıdır. O’nun âdetlerinden biri insanlar ara­sında fitne çıkarmaktır. Nitekim bizzat Yusuf (a.s.) şöyle demişti: “Şeytan kar­deşlerimle aramı açtıktan sonra…” (Yusuf, 100).

Sünnette Rasulullah (s.a.)’tan nakledildiği “Sahih” rivayetle sabit olduğu­na göre, Rasulullah (s.a.) şöyle buyurmuşlardır: “Sizden biriniz hoşuna giden bir rüya gördüğü zaman onu anlatsın. Hoşuna gitmeyen bir rüya gördüğü za­man diğer tarafa dönsün. Sol tarafına üç defa tükürsün. Bu rüyanın şerrinden Allah’a sığınsın ve bu rüyayı hiç kimseye anlatmasın. Çünkü bunun kesinlikle zararı dokunmaz.” [2][18]

İmam Ahmed ve bazı Sünen müelliflerinin Muaviye b. Hayde el-Kuşey-rî’den rivayet ettikleri hadis-i şerifte Rasulullah (s.a.) şöyle buyurmuşlardır: “Rüya tabir edilmediği müddetçe bir kuşun ayağındadır. Tabir edildiği zaman aynen gerçekleşir.”

Rabbinin seni seçip de sana bu yıldızların, Güneş ve Ay’ın secde ettiklerini gösterdiği gibi, O seni kendi zatı için seçecek, peygamberlik hususunda seni kendi ailene ve başkalarına karşı tercih edecek ve sana rüya tabir etmeyi öğre­tecektir.

Rüya tabiri, rüyanın varlıkta meydana gelecek şekliyle yorumunun yapıl­masıdır.

Allah’ın Hz. Yusuf (a.s.)’a yorumu öğretmesi: Bu hususta doğru olan O’na ilham etmesi veya onu basiret sahibi kılmasıdır.

Nitekim Hz. Yusuf (a.s.) babasına “İşte daha önceki rüyamın tabiri budur. Rabbim bunu gerçekleştirdi.” (Yusuf, 100) demişti. Yine zindandaki arkadaşla­rına “Gönderilen yemekler size ulaşmadan, rüyanızın tabirini size bildireceğim. Bu Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir.” (Yusuf, 37).

Seni “rasul” olarak göndermek ve sana vahiy indirmekle sana ve Yakup ai­lesine (yani babana, kardeşlerine ve zürriyetine) nimetini tamamlayacaktır.

Bir insanın âli, ailesidir. Bu, şeref ve izzet sahibi olanlara has bir ifadedir. Rasulullah (s.a.)’ın âl-i beyti gibi.

Nitekim bu nimeti daha önce deden İshak, babanın dedesi İbrahim (a.s.)’e tam olarak vermişti.

(Burada İbrahim (a.s.) daha şerefli olduğu için daha önce zikredilmiştir).

Şüphesiz ki Rabbin yarattıklarını ve bunlar arasında kimin seçkinliğine, imtiyazına hak kazandığını en iyi bilenidir. (Bir başka ayette olduğu gibi) O peygamberliği kime vereceğini en iyi bilendir. Yaptıklarında ve idaresinde hik­met sahibidir. Her şeyi en uygun şekilde yapmaktadır. [3][19]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.