VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YUSUF SURESİ 41. VE 49. AYET-İ KERİMELER
Hz. Yusuf (A.S.)’un Zindandaki İki Arkadaşının Rüyalarını Tabir Etmesi, İkisinden Kurtulacak Olana Yaptığı Tavsiye
41- “Ey zindandaki iki arkadaşım! (Rüyalarınıza gelince) biriniz efen- dısıne şarap ıçırecek, diğeri ise asılacak ve kuşlar onun başından yiyecekler. yorumu hakkında sor- duğunuz iş (bu §ekilde> kesinleşmiştir.” ^^” ^u ikisinden, kurtulacağını bildiği kimseye “Beni efendinin yanında an” dedi. Fakat şeytan ona, efendisine an- mayı unutturdu. Dolayısıyla (Yusuf) birkaç sene zindanda kaldı.
Açıklaması
Hz. Yusuf (a.s) şöyle diyordu: Ey zindandaki iki arkadaşım! İkinizden biriniz -Bu kişi rüyada kendini şaraplık üzüm sıkarken gören kralın şarapçısı idi. Üzülmemesi için ona hitap ederken ismini belirtmedi- eskiden olduğu gibi efendisine şarap sunacak.
- ayette geçen, “efendisi” manasındaki “rabbehû” kelimesinden kendisine “kulluk” yapılacak Rabb’i kasdetmemiştir. Çünkü Hz. Yusuf (a.s.) zamanındaki Mısır kralı, Hz. Musa (a.s.) zamanındaki Mısır Firavun’u gibi tanrılık iddiasında bulunanlardan değildi.
Rivayete göre Hz. Yusuf (a.s.) bu rüyayı gören gence “Gördüğün rüya ne güzel! Üzümlerin güzelliği durumunun güzelliği manasındadır. Dallara gelince, üç gün demektir. Bu üç gün sona erince kral sana haber gönderip seni eski işine döndürecektir, aynen eskiden olduğun gibi belki de daha güzel bir durumda olacaksın” dedi.[1][29]
Bu ifade bu rüyayı gören gencin kralın zehirlenmesi hususunda suç ortaklığı töhmetinden uzak olduğuna delildir.
Diğer genç ise rüyasında başında ekmek taşıdığını, kuşların bundan yediğini gören kralın ekmekçisi idi. Bu genç asılacak, akbaba, şahin, kartal, doğan gibi yırtıcı kuşlar başından yiyeceklerdi.
Hz. Yusuf (a.s.) bu gence “Gördüğün rüya ne kötüdür! Üç sepet üç gün demektir. Üç gün sona erdikten sonra kral sana emir gönderip seni asacak, başından da kuşlar yiyecek” dedi.
Bu ifadeye göre kralın ekmekçisi olan bu kişi kralın zehirlenmesi suçuyla itham edilen ve aleyhindeki ithamın sabit olduğu kişidir. Ancak bu ve önceki şahıs hakkındaki rivayet ayetin zahirî ifadesiyle çelişmektedir.
Sonra tefsirde nakledilmiştir ki, bu iki genç “Biz rüyada hiçbir şey görmedik” dediler. Bunun üzerine Hz. Yusuf (a.s.) “Hakkında fetva istediğiniz meselenin hükmü verilmiştir” dedi. “İstifta” lügatte, problemli bir meseleyi sormak, “fetva” ise buna verilen cevaptır.
Bu mana doğrudur. Zira Hz. Yusuf (a.s.) bu iki arkadaşına bu meselenin bittiğini, bunun seksiz şüphesiz mutlaka gerçekleşeceğini bildirdi. Çünkü rüya -tabir edilmedikçe- bir kuşun ayağındadır. Tabir edilince düşer, gerçekleşir.
İmam Ahmed, Muaviye b. Hayde’den Peygamberimiz (s.a.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “Rüya tabir edilmedikçe bir kuşun ayağındadır. Tabir edilince düşer, gerçekleşir.”[2][30]
Hz. Yusuf (a.s.)’un cevabı sadece zan ve tahmin üzerine dayanan mücerret bir rüya tabiri değildi. Allah Tealâ tarafından gelen vahye dayanıyordu. Vahiy ise zan ve tahmin değil, kesinlik ve yakin ilim ifade ediyordu.
Bundan sonra Hz. Yusuf (a.s.) yakinen kurtulacağını bildiği kralın sakisine, diğerinin bilgisi olmadan, asılacak olanın kendisi olacağını hissettirmemek için gizlice şöyle dedi: Benim hikayemi efendinin -yani kralın- yanında anlat. Belki o benim suçsuzluğumu anladıktan sonra beni bu zindandan çıkarır.
Bu söz felâketten kurtulmak ve selâmete ermek için gayet tabii olarak ve şer’an arzu edilen zahirî sebeplere sarılma kabilindedir.
Ancak şeytan zindandan kurtulan bu kişiye Hz. Yusuf (a.s.)’un zindandan çıkıp da Allah’ın birliğine ve kulluğuna, şirkle mücadele etmesine ve şeytanın vesveselerini kovmaya davet etmemesi için, unutturma şeytanın hileleri cümlesinden idi.
Hz. Yusuf (a.s.) zindanda unutulmuş ve mazlum biri olarak birkaç sene, üç ile dokuz sene arasında uzun bir müddet kaldı. Bir rivayette yedi sene denilmiştir. Vehbe b. Münebbih “Hz. Eyüb (a.s.) belâ içerisinde yedi sene Hz. Yusuf (a.s.) zindanda yedi sene kaldı. Buhtunnassar’a yedi sene işkence edildi” demiştir. Mukatil ise, “Hz. Yusuf (a.s.) zindanda beş sene birkaç ay kaldı” demiştir. İbni Abbas 12 sene, Dahhak da 14 sene kaldığını söylemiştir. İlk görüş daha doğrudur. Çünkü bu “bid’a sinîn (birkaç sene)” ifadesine dahildir.
Bilindiği gibi, zulmü engelleme hususunda insanların yardımını istemek şeriatta caizdir. Ancak sıddik kimseler için sebeplerin kaldırılması hususunda Allah’a iltica etmeleri daha evlâdır. Sebepleri yaratan ve kaldıran Allah’tır.
Rivayete göre Cebrail (a.s.) Hz. Yusuf (a.s.) zindanda iken geldi. İnsanlardan yardım istemesi hususunda ona ihtarda bulunmak üzere şöyle dedi.
– Ey Yusuf! Seni kardeşlerinin elinden, öldürülmekten kim kurtardı? Hz. Yusuf (a.s.):
– Allah Tealâ, dedi. Cebrail (a.s.):
– Peki, seni kuyudan kim çıkardı? dedi. Hz. Yusuf (a.s.):
– Allah Tealâ, dedi. Cebrail (a.s.):
– Peki, seni zindanda kim korudu? dedi. Hz. Yusuf (a.s.):
– Allah Tealâ, dedi. Cebrail (a.s.):
– Peki, seni kadınların hilesinden kim korudu? dedi. Hz. Yusuf (a.s.):
– Allah Tealâ, dedi. Cebrail (a.s.):
– O halde nasıl Rabbini terk ettin, O’ndan niyazda bulunmadın da, mahlûka güvendin? dedi. Bunun üzerine Hz. Yusuf:
– Ya Rabbi! Bu benim yanıldığım bir kelimedir. Ey İbrahim’in ve aile halkının ilâhı, ey yaşlı babam Yakup’un da ilâhı olan Allahım! Bana rahmet etmeni niyaz ediyorum, dedi. Cebrail (a.s.) Hz. Yusuf (a.s.)’a:
– Senin cezan bir kaç sene zindanda kalmaktır.[3][31]
Hz. Yusuf (A.S.)’un Kralın Rüyasını Tabir Etmesi
43- Kral dedi ki: “Ben (rüyada) yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini gördüm. Ayrıca yedi yeşil başak ve diğerlerini kuru gördüm. Ey ileri gelenler! Eğer rüya tabir ediyorsanız, benim rüyamı tabir edin.”
44- (Yorumcular) dediler ki: Bunlar kar-böyle kişiden kurtulmuş olan (şarapçı) uzun bir zaman sonra (Yusuf u) hatırlayarak dedi ki: “Ben size onun yorumunu haber veririm. Beni hemen (zindana) gönderin.”
46- (Şarapçı Yusuf a dedi ki:) “Ey Yusuf, ey doğru sözlü kişi! Yedi zayıf ineğin yedi semiz inek ile yedisi yeşil, diğerleri (yedisi) de kuru başak (rüyası) hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki, insanlara (isabetli yorumla) dönerim de belki onlar da (doğruyu) öğrenirler.”
47- Yusuf dedi ki: “Âdetiniz üzere peş-peşe yedi sene ekin ekersiniz, sonra yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında (stok edip) bırakınız.”
48- “Sonra bunun ardından (tohumluk olarak) saklayacaklarınızdan az bir miktar hariç, o yıllar için biriktirdiklerinizi yeyip bitirecek yedi kıtlık yılı gelecektir.”
49- “Sonra bunun ardından da bir yıl gelecek ki, o yılda, insanlara (Allah tarafından) yardım olunacak ve o yılda (meyve) sıkacaklar.”
Açıklaması
masına sebep olan Mısır kralının rüyasıdır.
Kıssa şu şekilde meydana gelmişti: Bu rüya kralı çok korkutmuş, bu rüyanın şekli ve nasıl tefsir edileceği hususunda meraka düşmüştü. Kral kâhinleri, devlet büyüklerini ve emirlerini toplamış, onlara gördüğü rüyayı anlatmış, onlardan bu rüyanın tabirini istemişti. Onlar bu tabiri yapamadılar, bu rüyanın karmakarışık düşler olduğunu söyleyerek tabir etmekten mazur olduklarını söylediler.
Ayetlerin toplu manası şudur: Mısır kralı dedi ki: Ben rüyamda beni dehşete düşüren bir olay gördüm. Kuru bir nehirden çıkan yedi semiz inek gördüm. Bu yedi ineği yedi kuru ve zayıf inek yiyordu. Ayrıca taneleri olgunlaşmış yedi yeşil başağı biçilme vakti yaklaşmış başka yedi kuru başak sarmıştı.
Kral kavminden ileri gelen kâhinler ve bilginlere rüya tabirini, bu rüyanın hayalî manasının beyanını ve gerçek âlemdeki tercümesini biliyorsanız, bana bu rüyamı tabir edin, dedi.
İleri gelenler şöyle dediler: Bu rüya uyuyan kimseye şuuraltında görünen, hiçbir anlamı olmayan, hazımsızlık, mide bulanması, bazan da yorgunluktan meydana gelen hayal ve düşüncelerden karmakarışık düşlerdendir. Biz bu gibi rüyaların tabirini bilemeyiz. Bu, doğru bir rüya olsaydı da yine bunun tabirini bilemezdik.
İşte o anda Hz. Yusuf (a.s.)’un zindandaki iki arkadaşından ölümden kurtulan şarapçı, Hz. Yusuf (a.s.)’u hatırladı. Şeytan Hz. Yusuf (a.s.)’un ona yaptığı “durumunu krala arzetmesi” tavsiyesini unutturmuştu. Bu tavsiyeyi unuttuktan sonra uzun bir müddet sonra hatırlamıştı. Şarapçı krala ve onun etrafında toplanan ileri gelenlere şöyle dedi: Ben size bu rüyanın tabirini bildiririm. Beni şu anda zindanda bulunan arkadaşım Yusuf a gönderin. (Bu hitap kral ve etrafındaki topluluğa yahut tazim yoluyla sadece krala hitaptır).
Onu Yusuf a gönderdiler ve Yusuf a “Ey Yusuf, Ey sözlerinde, davranışlarında, olayların tefsiri ve rüya tabirinde çok sadık olan zat!. Kralın gördüğü rüya hakkında bize fetva ver. Umulur ki senin bu rüyayı tabir etmen sebebiyle Allah sana bir çıkış kapısı ve huzur nasip eder” dedi.
Hz. Yusuf (a.s.) yaptığı tavsiyeyi unutması sebebiyle eski zindan arkadaşına tenkit ve sitemde bulunmaksızın ve öncelikle zindandan çıkarılması şartım koşmaksızın bu rüyanın tabirini anlattı, onlara on dört senelik planı açıkladı.
İlk yedi senede peşpeşe verimlilik ve yağmur gelecek dedi. Sığırları senelerle tefsir etti. Çünkü sığırlar meyve ve sebzelerin yetişmesine sebep olan toprağı sürmektedir. İşte böylece yeşil başaklar elde edilir.
Bundan sonra verimlilik yıllarında ne yapacaklarına işaret etti ve şöyle dedi: Bu yedi verimli yıllarda elde ettiğiniz meyve, sebze ve tahıllardan yiyeceğiniz az bir miktar hariç kurtlar ve böcekler yemesin diye ekinleri başağında saklayın. Bu durumu inceleyin, gelecek zorlu yedi yılda istifade etmeniz için bu hususta israf etmeyin. Bu peşpeşe gelen verimli yedi yılı izleyen yedi kurak yıl semiz yedi ineği yiyen kuru, zayıf yedi inektir. Kuraklık yıllarında verimlilik yıllarında topladıkları yenilecektir. Kuru başaklar bu kuraklık yıllandır. Kıtlık yıllarında yeryüzü hiçbir şeyi yeşertmeyecek, ektiklerinden hiçbir şey elde edilmeyecektir.
Bunun için dedi ki: “Onlar bu hazırladığınız şeylerden pek azı hariç hepsini yerler.” Yani ahali, ekmek için sakladığınız biriktirdiğiniz tohumlardan bir kısmı müstesna, bu geçen verimli yıllarda biriktirdiğiniz tahılların hepsini kurak yıllarda yerler. (Yemeyi yıllara nispet ettiği, ama bununla ahaliyi murat ettiği anlaşılmaktadır.)
Özetle: Hz. Yusuf (a.s) semiz inekler ve yeşil başakları verimli yıllarla, zayıf inekler ve kuru başaklan da kıtlık yıllanyla tabir etti.
Sonra onlara bol yağmurlu bir yılın geleceğini müjdeledi. O yıl memleket bereketle dolar. İnsanlar normal olarak elde ettikleri zeytinyağı, şeker pancan, hurma ve üzüm suyu vb. sıkma işleriyle meşgul olurlar.
Bu gelecekte olacak gaybî hadiselerden haber verme Allah’ın vahyi ve ilhamı iledir, yoksa sadece rüya tabiri değildir. Bu, aynı zamanda rüyanın yorumundan sonraki on beşinci yılın mübarek, verimli, hayrı çok, nimetleri bol bir yıl olacağı müjdecisidir. Bu vahiy yoluyla verilen bir haberdir. [4][32]