sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

Günahların Kulun Dini, Dünyası ve Ahireti Üzerinde Oluşturduğu Vahim Etkiler-3

Nisan 27, 2026 11:59
9
A+
A-

(Günahların Kulun Dini, Dünyası ve Ahireti Üzerinde Oluşturduğu Vahim Etkiler-3

(Günah Günahı, İtaat de İtaati Çeker)

Söz konusu etkilerden biri de işlenen günahların benzer günahlar için zemin hazırlaması, günahların birbirini çoğaltması ve en nihayetinde de insanın bu günahlardan kendini kurtarmasının güçleşmesidir. Nitekim seleften biri şöyle demiştir: “Kötülüğün cezası, sonrasında işlenen başka bir kötülük; iyiliğin karşılığı da sonrasında yapılan başka bir iyiliktir.”

Yani kul bir iyilik işlediğinde o iyiliğin yanı başındaki başka bir iyilik “Beni de işle!” der. Kul onu da işledi mi üçüncü iyilik de aynısını söyler. Bu böyle devam edip gider. Böylece kazanç katlanır, iyilikler artar. Kötülükler de aynı şekildedir. Nihayetinde itaatler de, günahlar da insanda sarsılmaz birer hal, ayrılmaz birer sıfat ve sabit birer meleke halini alırlar.

İyilik ve ihsan sahibi olan kimse itaatte kusur edince can sıkıntısı yaşar ve tüm genişliğine rağmen yeryüzü ona dar gelir. Kendini sudan çıkmış bir balık, anayurdundan uzak kalmış bir yolcu/gurbetçi gibi hisseder. Bu itaati işlediği zaman ancak sükûnete erip rahatlar.

Mücrim kimse ise bir günahı işlemeyip itaate yönelse, o cürmü işlemedikçe can sıkıntısı yaşar, gönlü daralır, tuttuğu yollar onu bitkinleştirir. Öyle ki birçok fâsık bir tat aldıklarından, bir zorunluluk olduğundan değil sadece işlemedikleri zaman elem duydukları için günah işlemektedirler.

Nitekim Hasan b. Hâni bu hususu açık bir dille şöyle ifade etmektedir: “Andolsun lezzetle kana kana içtiğim kadehe, Onun verdiği derde derman olan bir diğerine.”

Bir şair de şiirsel bir ifadeyle şöyle söylemiştir: “İçki müptelasının şarapla tedavi edilmesine benzer şekilde dert, benim için derman oldu.”

Kul itaat etmek için sıkıntı çekip itaat etmeye ısınınca, itaat etmeyi sevince, onu başka şeylere tercih edince ve bu hali sürdürünce sonuçta Allah teâlâ rahmetiyle ona melekleri gönderir. Melekler o insanı itaate teşvik eder/yönlendirir; otururken veya yatakta yatarken onu rahatsız ederek itaate yöneltirler.

Bunun tam aksine kul günahlara yakınlık duyar, alışır, günah işlemek hoşuna gider ve günah işlemeyi başka şeylere tercih eder, bu hali de sürdürürse, Allah ona şeytanları gönderir ve bu şeytanlar, günahlar konusunda o kişiyi teşvik ve tahrik ederler.

Birincisi itaat askerlerini destekleyip güçlendirmiş, onlar da onun en büyük yardımcıları olmuşlardır. İkincisi de günah erlerini destekleyip güçlendirmiş, onlar da bu konuda onun yardımcıları olmuşlardır.

(Günah, Tevbe Etmeye Mani Olur)

Söz konusu etkilerden biri -ve kul için en korkunç olanı- günahların kalbin iradesini zayıflatmasıdır. Yani günah işleme isteği güçlenirken tevbe etme isteği, kalpten tamamıyla sıyrılıp gidinceye dek yavaş yavaş zayıflar. Bu durumdaki insan, kalbinin yarısı ölse bile Allah’a tevbe etmez. Yalancıların yaptığı gibi tevbe ve istiğfarını diliyle çok yapar ama kalbi günaha bağlı vaziyettedir, günahta ısrar halindedir. İmkân bulduğu an günah işlemeye azimlidir. En tehlikeli ve helake en yakın hastalardan biri işte budur.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.