TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA LOKMAN SURESİ 16. VE 20. AYET-İ KERİMELER
16- (Lokman öğütlerine şöyle devam etti) Yavrum, yaptığın bir şey, bîr harda! tanesi ağırlığı kadar olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin dibine gizlenmiş bulunsa da Allah mutlaka onu meydana çıkarır. Şüphesiz Allah, herşeyin inceliğini ve gizli tarafını bilendir, herşeyden haberdardır.
Lokman (a.s.) âyette zikredilen nasihatıyla, Allanın, kullarını, yaptıklarından hesaba çekeceğini, amellerin zayi olmayacağını, bunların ortaya çıkarılarak kulun ona göre ceza veya mükafaat göreceğini zikretmektedir. Böylece insan amellerine dikkat etsin, Ali ahin emir ve yasaklarına uymuş olsun. [1][18]
17- Yavrum namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret kötülüğe mani ol. Başına gele’ne sabret. Şüphesiz ki bunlar, titizlikle yapılması gereken işlerdir.
Lokman aleyhesselam vasiyetine şöyle devam ediyor: Yavrum namazı dosdoğru kıî. İnsanlara, Allaha itaat etmelerini emret. Onları, AİIaha isyan etmekten ve haramları işlemekten men et. Allah nzası için yaptığın tebliğde insanlardan göreceğin eziyetler seni, vazifeni yapmaktan alıkoymasın. Bu yolda göreceğin eziyetlere sabret. Zira bu hususlar Allanın, kesin olarak emrettiğûhu-suslardır. [2][19]
18- İnsanlardan yüz çevirerek böbürlenme. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme. Şüphesiz Allah, büyüklük taslayan ve övünen hiçbir kimseyi sevmez.
Ey yavrum, seninle konuşan insanlara karşı böbürlenerek ve onları küçümseyerek yüzünü onlardan çevirme. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme zira Allah, her böbürlenen ve övünen kimseyi sevmez.
Âyette zikredilen “Yüz çevirerek böbürlenme” ifadesi, insanların, kendisine birşey konuştuğunda kişinin gurura kapıimamasım ve muhatabını küçüm-sememesini ifade etmektedir.
Mücahid: “Bu ifade, birbirlerine dargın olan kişilerden birinin konuşması halinde diğerinin yüz çevirmemesini ifade eder.” demiştir.
İbrahim en-Nehaî ise bu ifadeden maksadın, konuşurken ağzını eğip bükmemek ve gerdan kırmamak olduğunu söylemiştir. [3][20]
19- Yürüyüşünde mutedil ol. Sesini kıs. Şüphesiz seslerin en çirkini eşeklerin sesidir.
Yürüyüşünde tabii ol. Tevazu ile yürü, acele etme, yavaş da gitme. Sesini alçalt, bağırarak konuşma. Zira seslerin en çirkini, eşeklerin sesidir. [4][21]
20- Allahın, göklerde ve yerde bulunan herşeyi hizmetinize verdiğini ve sizlere açık ve gizli bol bol nimetler bahşettiğini görmez misiniz? İnsanlar içinde öyleleri vardır ki, hiçbir ilmi, hiçbir rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında mücadele eder durur.
Ey insanlar, Allanın, göklerdeki güneş, ay, yıldızlar ve bulutlar gibi yarattıkları, yeryüzündeki hayvan, ağaç, su, deniz gibi varlıkları sizin menfaatları-nıza tahsis ettiğini görmez misiniz? Bütün bunları, sizin, yeme, içme, barınma ve giyinme gibi ihtiyaçlarınızı gidermekte faydalaridığmiz şeyler kıldığını görmez misiniz? Yine sizler, Allahın size, görünen ve görünmeyen bol bol nimetler verdiğini görmez misiniz? Bütün bu nimetlere rağmen bir kısım insanlar vardır ki, elinde herhangi bir bilgi olmaksızın ve bir delil bulunmaksızın ve Allah tarafından gönderilmiş aydınlatıcı bir kitap bulunmaksızın, Allahın birliği ve kulluğun sadece ona yapılacağı hususunda tartışmaya girişir.
Allah tealanın, kullarına nimetleri pek çoktur. Bu nimetlerin en büyüğü İslam nimetidir. Bu nimet müminlerin dillerinde kelime-i tevhid ile açık bir şekilde görülür. Kalblerinde ise gözle görülmeyen bir şekilde yaşar.
Yine Allah tealanın, peygamberler göndermesi ile kitaplar indirmesi, gözle görülen büyük nimetlerdendir. Müminlerin kalbinde itikadi şüpheleri gi-demıesi ve onların manevi hastalıklarını tedavi etmesi gözle görülmeyen nimetlerdendir. [5][22]