TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA SEBE SURESİ 46. VE 50. AYET-İ KERİMELER
46- Ey Muhammed, sen onlara şöyle de: “Size bir tek öğüdüm var. İkişer ikişer ve teker teker Allaha yönelin. Sonra düşünün. Arkadaşınızda delilikten hiçbir eser yoktur. O, şiddetli bir azabın gelip çatmasından önce si/.i uyaran btr peygamberden başka birşey değildir.”
Ey Muhammed, kavminin müşriklerine de ki: “Ey kavim, ben size tek bir şeyi öğütlüyorum. İkişer ikişer olarak karşı karşıya gelip Muhammed’de herhangi bir delilik olup olmadığı hususunda tartışın. Sonra herhangi biriniz tek başına kaiıp düşünsün. Onda bir delilik bulunup bulunmadığını iyice incelesin. Böyle yaptığınız takdirde anlayacaksınız ki sizinle beraber bulunan Muhammedd’e herhangi bir delilik yoktur. O sizi şidddetli bir azabın gelip çatmasından önce uyaran bir Peygamberden başkası değildir.
Allah teala bu âyet-i kerimede, müşrikleri, Resulullah hakkında iyice düşünüp insaflı olmaya davet ediyor ve Resulullahın, müşriklerin iddia ettikleri delilik vb. hastalıklardan uzak olduğunu bildiriyor.
Ayet-i kerimede, ayrıca Resulallahın, AH aha isyan edenleri, gelecek şiddetli bir azapla uyardığı beyan ediliyor.
Abdullah b. Abbas diyor ki:
“Bir gün Resulullah (s.a.v.) Safa tepesine çıktı ve Vay sabahleyin başımit gelenler!… “(Ey insanlar) diye seslendi. Kureyş’pnun yanına toplanıp: “Ne var?” diye sordular. Resulullah: “Şayet, düşmanın size sabah veya akşam baskınına geldiğini bildirecek olsam bana inamrmisıniz?” dedi. Kureyşliler: “Evet, inanırız” dediler. Bunun üzerine Resulullah” “Şüphesiz ki ben sizi, şiddetli bir azabın gelip çatacağı (haberiyle) uyarıyorum.” dedi. Bunun üzerine Ebu Leheb: “Kahrolası, bizi bunun içn mi buraya topladın?” diye cevap verdi. Buunıın üzerine Allah teala: “Elleri krusun Ebu Lchebin. Zaten kurudu da… “âyetini indirdi. [1][56]
47- Ey Muhammcd, şöyle de: “Sizden herhangi bir ücret istemişsem n sizin olsun. Benim ücret ve mükafaatım yalnız Allaha aittir. O, herşeye şahitlir.11
Ey Muhammed, kavminin müşriklerine de ki: “Ben, rabbimin katından size tebliğ ettiğim emirler karşılığında sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, herşeye şahit olan Allaha aittir. O halde niçin benim davet ettiğin şeyleri kabul etmiyorsunuz? [2][57]
48- Sen onlara şöyle de: “Şüphesiz benim rabbim, hakkı ortaya koyar. O, bütün gaybları çok iyi bilenleridir.
Ey Muhammed, kavminin müşriklerine de ki: “Rabbim, hak olan valiyi gökten indirip Peygamberi olan bana gönderir. Rabbim, gayba ait olan hususları çok iyi belendir. [3][58]
49- Sen onlara şöyle de: “Hak geldi. Artık batıl ne birşey ortaya çıkarabilir ne de geri getirebilir.
Yine onlara de ki: “Hak olan Kur’an ve Allanın vahyi geldi. Artık bundan sonra batıl ne birşey ortaya çkarabilir ne de herhangi bir şeyi geri getirebilir.
Allah teala, bu hususta diğer bir âyette de şöyle buyuruyor: “De ki “Hak geldi bâtıl yok oldu. Şüphesiz ki bâtıl yok olmaya mahkumdur. [4][59]
50- Ey Mtıhammcd, sen onlara şöyle de: “Eğer ben haktan saparsam aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete erersem bu da rabbimin bana vah-yettiği şeyler sayesindedir. Şüphesiz o, çok iyi işiten ve çok yakın olandır.
Ey Muhammed, kavmine de ki: “Eğer ben doğru oyldan uzaklaşıp ta sapık bir yolu tutacak olursam bunun zararı bana ait olur. Şayet hidayeti ve doğruyu bulacak olursam bu da rabbimin bana hakkı vahyetmesi ve beni doğru yolda muvaffak kilmasındandir. Şüphesiz ki rabbim, çok iyi işiten ve kullarına çok yakın olandır. [5][60]