sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

UYARIDAN ETKİLENMEYEN KALP

Temmuz 5, 2026 11:59
44
A+
A-

Hamd alemlerin Rabbi Allah(cc)’a, salat ve selam onun Resulu Hz. Muhammed (sav)’e ve selam O’nun aline, ashabına ve tüm müminlerin üzerine olsun.

Muhakkak ki İslam sadece dil ile yapılan tasdiklerden ibaret bir din değildir. Her ne kadar imanın asli yeri kalp olsa da , kişi de makbul imanın varlığına işaret olacak söz ile birlikte fiillerin de bulunması gereklidir. Kullar hesap günü geldiğinde sözlerinden hesaba çekileceği gibi belki en şiddetli sorgulama filleri için yapılacak. Çünkü bu din Allah’a ait ve hükümlerini Allah’ın koyduğu bir dindir. Allah (svt) neyin yapılması neyin terkedilmesi gerektiğini belirleyen, yegane mutlak kanun koyucudur. Bu O’nun ilahlığının tecellisidir.

İşte peygamberle bu şekilde Allah(cc) a teslimiyete çağırmışlar, azımsanmayacak derece birçok toplum -ki Kur’an kıssalarında da görüyoruz -onların çağrılarını reddetmişler. Bu reddetmenin altında yatan birçok sebep olmakla birlikte bugün Bakara suresinin ayetleri üzerinden bu sebeplerin bir kısmını incelemeye gayret göstereceğiz.

Bakara suresinin ilk 5 ayetinde müminlerin vasıfları zikredildikten sonra Allah(cc) 6-7. Ayetlerde kafirlerin, yani peygamberlerin çağrısını reddedenlerin durumunu bildiriyor.

Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler. (Bakara,6)

Ölümden sonraki hayat hakkında uyarılanların bu uyarıları dikkate almamalarının nedeni ne olabilir? Onları gelecek hakkında endişelendirmeyen ruh durumlarının sebebi nedir? Tüm canlıların ölüp gittiğini gördükleri halde başlarına gelecek ölüm hakikati hakkında düşünmelerine engel olan nedir? Seçenekleri inceleyelim.

  • Bu kişi ölümden sonra dirilişi inkar ediyor ve hesap vermeyeceğini, yaşadığı hayattaki tercihleri, söz ve fiillerinden sorgulanmayacağı inancına sahip olabilir. Kur’an’ın ilk indiği dönemde de bu şekilde bir inanca sahip olanlar vardı. Kur’an onlara en güzel şekilde cevaplar ve deliller sundu. Zaman geldiğinde bu batıl inanç Arap yarımadasından nerdeyse tamamen silindi. Bugün de bu şekilde inanca sahip olanların hiçbir ilahi bilgiden delilleri olmadığı gibi bilimsel olarak dahi tezleri ispatlamaları mümkün değildir.
  • Hesap gününe iman etmiş bir kişi için ise,,, şu soru gündeme geliyor. Hesap günü var diyor, sorumluyum diyor,, ? Fakat bu sorumlulukları için birşeyler yapmıyor. Hazırlık yapmıyor.

Kur’an ve sünnet ile hayatı gözlemlediğimizde, ahirete inandığını söylediği halde inanmıyor gibi yaşayanların bu hallerinin en büyük nedeni dünya ya da dünyaya bağlılık olduğunu görüyoruz. Kişinin dünya ile oyalanması onu öylesine gaflete sürüklüyor ki geleceği hakkında ! ( ahiret) gerçekçi bir düşünme ve plan yapmasına engel oluyor.

Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla rahat bulanlar ve âyetlerimizden gafil olanlar yok mu, işte onların, kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden varacakları yer, ateştir! (Yunus,6-7)

Yani insan sonunu düşünmeli,,, şu evreni gözlemleyip sürekli göçüp giden varlıkların hallerinden ibret almalı. Öylesine bir hayat yaşamamalıdır…. İşin özü gelecek planları için akıllı ve ciddi olmalıdır.

Böyle olmadığında ,,,

Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır. (Bakara,7)

Kalbindeki ağırlık ve gaflet artacak , kendisine yapılan uyarılardan etkilenmeyecek. Belki en yakınının ölümüne şahit olacak da yine de kendi ölümü ve sonrası için kalbinde bir hareket meydana gelmeyecektir. Böyle bir kalp daha dünyada iken ölümü tatmış,,, sadece içinde bulunduğu manevi sarhoşluk nedeniyle bunun acısını hissetmeyen bir kalptir. Halbuki ölüm sonrasında nice acı ve ızdıraplar onu beklemektedir. Böyle bir akıbetten merhametlilerin en merhametlisi olan Allah(cc)’a sığınıyoruz.

Velhamdullillahirabbilalemin

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.