TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FATIR SURESİ 36. VE 40. AYET-İ KERİMELER
36- İnkâr edenlere ise cehennem ateşi vardır. Onların ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler. Onlardan cehennem azabı da hafifletilmez. Biz, htr kâfiri işte böyle cezalandırırız. [1][41]
37- Onlar cchcnnemdc:”Ey rabbimiz, bizi çıkar da, dünyada işlediğimiz kötü amelleri bırakıp salih ameller işleyelim, “diye bağırışırhr. Onlara şöyle denir: “Size, öğüt alan birinin öğüt alabileceği kadar bir ömür ver-mcdİk mi? Üstelik size uyarıcı da gelmişti. O halde tadın azabı. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.”
Allahı ve Peygamberi inkâr edenlere gelince, onlar için âhirette cehennem ateşi vardır. Cehennemde onların Ölümlerine hüküm verilmez ki ölüp kurtulsunlar. Cehennem azabı da kendilerinden hafifletilmez ki biraz rahatlık hissetsinler. İşte biz, rabbinin rahmetine karşı nankörlük eden harkesi kıyamet gününde böyle cezalandırırız. Kâfirler, cehennemin içinde yardım dilerler ve şöyle bağınşırlar: “Ey rabbimiz, sen bizi cehennemden çıkar. Dünyada iken daha önce yaptığımız amellerden farklı olarak salih ameler işleyelim, sana itaat edelim.” fakat bunların istekleri reddedilecek ve kendilerine şu cevap verilecketir:”Biz sizi, ibret alacak birinin ibret alacağı kadar yaşatmadık mı? Aynca size, bu azaba düşeceğiniz hususunda uyaran Peygamberler gelmedi mî? Elbette ki bunlar oldu. O halde bu azabı tadın. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.
Âyette zikredilen “Öğüt alanın, öğüt alabileceği kadar bir ömür.” ifadesinden maksat, bazılarına göre kırk yıl bazılarına göre ise altmış yıldır. Taberi birinci görüşü tercih etmiştir.
Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
“Allah, altmış yaşına ulaşünncaya kadar yaşattığı kişiye özür bırakmamıştır. [2][42]
38- Şüphesiz göklerin ve yerin gaybını Allah bilir. O, kalblcrin özünü çok iyi bilendir.
Şüphesiz ki Allah, sizin içinizde gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir. Zira o, göklerin ve yerin gaybını bilendir. O halde içinizde gizlediğiniz inkarcılık veya şüpheden dolayı Allahtan korkun. O sizin kalblerinizin özünü çok iyi bilir. [3][43]
39- Sizi yeryüzünde halifeler yapan O’dur. Kim inkar ederse inkarı kendi aleyhinedir. Kâfirlere inkarları, rableri nezdinde gazaptan başka bîrşey artırmaz. Kâfirlere inkarları, hüsrandan başka birşey artırmaz.
Ey insanlar, sizleri, Âd, Semud vb. kavimleri helak ettikten sonra yeryüzünde halifeler kılan Allahır. Sizden kim Allahı inkar ederse o inkarının cezası kendinedir. O, bu inkanyla kimseye zarar verecek değildir. Allah katında kafirlerin inkarları ancak onların, Allahın rahmetinden uzak olmalarını artırır. Kâfirlerin inkarları ancak helak olmalarına sebeptir. Onlara hiçbir menfaat sağlamaz. Müminler ise kafirlerin aksinedir. Onlann iman ve amelleri âhiretteki derecelerini artırır. [4][44]
40- Ey Muhammed, sen müşriklere şöyle de: “Siz, hiç, Allahtan başka ibadet ettiğiniz ortaklarınıza baktınız mı? Gösterin bana, yeryüzünde ne yaratmışlardır? Yoksa gökleYin yaratılmasında AHahla bir ortaklıkları mı vardır? Yahut biz onlara bir kitap vermişiz de onu mu delil ediniyorlar? Hayır, zalimler, birbirlerine aldatmadan başka birşey vaadctmezlcr.
Ey Muhammed, kavminin müşriklerine de ki: “Allahtan başka ilah kabul ettiğiniz ortaklarınızı görüyor musunuz? Gösterin bana, bunlar, yeryüzünde hangi şeyi yarattılar? Bunlar, yeryüzünde herhangi bir şeyi yaratmadıysalar, göklerde Allah ile bir ortaklıkları mı var? Yoksa Allah onlara gökten bir kitap indirdi de kendisine ortak koşmalarına izin verdi ve siz de buna mı dayanıyorsunuz? Elbette ki bunların hiçbiri olmadı.Daha doğrusu zalimler birbirlerine ancak aldatıcı sözler vaadederler. “Biz bu putlara, sadece bizi Allaha yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” derler. [5][45]