TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA YASİN SURESİ 46. VE 50. AYET-İ KERİMELER
46- Onlara, rablcrinin âyetlerinden bir âyet gelmeye dursun. İlle de ondan yüzçevirİrlcr.
Aîlaha ortak koşan ve peygamberini yalanlayan bu müşriklere “Sizden önceki ümmetlerin başına gelen felaketlerin sizin de başınıza gelmeyeceğinden ve helak edilmenizden sonra âhirette de uğratılacağınız azaptan korkun ki rabbi-niz size merhamet etsin.
Şayet inkarcılık üzere Ölmüş olursanız merhamet olunmazsınız.” denildiği zaman onlar bu ikazı dinlemezler. İnkarcılıklarında ısrar ederler. Müşriklere, Allahm birliğini ve peygamberinin doğruluğunu gösteren âyet ve delillerden herhangi biri geldiği zaman onlar bundan yüzçevirirler. O delili düşünüp ibret almazlar ve delilin niçin gönderildiğini araştırmazlar. [1][47]
47- Onlara: “Allahın size verdiği rızıklardan infak edin.” dendiği zaman, inkar edenler, İman edenlere: “Allahın istese doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracak mışız? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz,” derler.
Allah teala bu âyet-i kerimede, kâfirlerin cimri olduklarını, çeşitli bahanelere başvurarak mallarını Allahın yolunda harcamadıklarını beyan etmektedir. Kâfirler âhirete iman etmedikleri için harcadıkları mallarından sevap beklememektedirler. Bu itibarla adeta elleri boyunlarına bağlanmışcasına fakirlere karşı cimri davranırlar. [2][48]
48- Eğer doğru söylüyorsanız bu vaadedilen ne zamandır? derler.
Bu müşrikler, kıyamet gününün gelmesini alaya alarak: “Eğre doğru söy-leyenlerdenseniz bu vaadedilen kıyamet ne zamandır?” derler. Rablerinin kendilerini hemen cezalandırmasını isterler. Allah teala müşriklerin bu sorularına cevaben buyuruyor ki: [3][49]
49- Onlar çekişip dururlarken kendilerini ansızın yakalayıvcrccck bir çığlıktan başka bir şey beklemezler. [4][50]
50- O zaman ne vasiyette bulunabilirler ne de ailelerine dönebilirler.
Bu âyetlerde, birinci Sur’a üflendiğinde insanların nasıl aniden yakalanacakları beyan edilmektedir.
Abdullah b. Amr diyor ki: “İnsanlar yollarda, çarşılarda, pazarlarda ve
oturma yerlerinde bulunurlarken Sur’a üfürülecektir. Öyle ki iki kişi bir elbise için pazarlık halinde olacaklar biri onu diğerine teslim etmeden Sur’a üfürülecektir. Kişi sabahleyin evinden çıkacak evine dönmeden Sur’a üflenmiş olacaktır. İşte bu âyetler bu hususları beyan etmektedir.
Peygamber efendimiz, kıyametin aniden nasıl geleceğini tasvir ederek buyuruyor ki:
“Güneş battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Güneş buradan doğunca insanlar onu görecekler ve hepsi iman edeceklerdir. Fakat bu imanlan “… Rabbinin alametlerinden bir kısmının geldiği gün daha önce inanmamış veya imanıyla bir iyilik kazanmamış olan bir nefse imanı fayda vermeyecektir. [5][51] âyetinde zikredildiği anda tahakkuk edecek ve kendilerine bir fayda vermeyecektir. Kıyamet öyle ani bir şekilde kopacak ki iki kişi aralarında elbiselerini açacaklar onu satmaya veya katlamaya vakit bulamayacaklardır. Kıyamet öyle ani bir şekilde kopacaktır ki, kişi süt hayvanının sütünü sağacak fakat onu içmeye vakit bulamayacaktır.
Kıyamet öyle ani bir şekilde kopacaktır ki kişi lokmasını ağzına götürecek fakat onu yemeye zaman bulamayacaktır. [6][52]