TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA HAC SURESİ 41. VE 45. AYET-İ KERİMELER
41-Onlar o kimselerdir ki, eğer kendilerine, yeryüzüne yerleştirip bîr mevki versek, namazlarını dosdoğru kılarlar, zekâtlarını verirler, iyiliği emrederler, kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin neticesi Allah’a döner.
Zulme uğradıkları için kendilerine savaşma izni verdiğimiz bu müminleri, yeryüzünde bir ülkeye yerleştirdiğimiz takdirde, onlar namazlarını dosdoğru kılarlar, mallanılın zekâtını verirler, insanları, Allah’ı birlemeye ve onun emirlerine itaat etmeye çağırarak iyiliği emrederler. Allah’a ortak koşmayı ve ona karşı günah işlemeyi yasaklayarak kötülüğe mâni olurlar. Bütün işler sonunda Allah’a vanr. Onların sevap ye cezalanın verecek olan sadece O’dur. [1][51]
42-44- Ey Muhammcd, eğer kavmin seni yalanlıyorsa sakın üzülme. Çünkü onlardan önce Nuh kavmi, Âd, Scmud, İbrahim’in kavmi, Lut kavmi ve ashab-ı Mcdycn de Peygamberlerini yalanlamışlardı. Ayrıca Musa da yalanlanmıştı. Ben, kâfirlere mühlet verdim. Sonra da onları azabımla ya-kalayıvcrdim. Onların yaptıklarını reddedip cezalandırmam nasılmış bir bak.
Allah Teala bu âyet-i kerime ile, müşriklerden çeşitli eziyetler gören Hz. Muhammed, (s.a.v)i teselli ediyor. Peygamberleri yalanlamanın, sadece onun zamanında yaşayan kâfirlere mahsus olmadığını, daha önceki Peygamberlerin de, kavimleri tarafından yalanlandıklarını, hatta çok büyük mucizeler getiren Hz. Musa’nın dahi yalanlandığını beyan ediyor.
Ve âyetin sonunda kâfirlere mühlet verilse de bir gün onların mutlaka yakalanacağı bildiriliyor. [2][52]
45- Biz, nice zalim ülkeleri helak ettik. Onlar, duvarları, damları üstüne yıkılıp ıpıssız kaldılar. Biz, nice kuyuları muattal, nice muhteşem sarayları bomboş bıraktık.
Allah tealâ bu âyet-i kerimede, nice yerlerin sakinlerini cezalandırdığını ve bunların yerlerini âleme ibret kıldığını, çok beğendikleri köşk ve saraylarının yıkılıp virane olduğunu beyan ediyor ve böylece, Hz. Muhammed (s.a.v.)i yalanlayanların, bunlardan ibret almaları bildiriliyor.
Evet, nice yerlerde, yıkılmış binalann kalıntıları, terkedilmiş kuyular, ıpıssız kalmış köşk ve saraylar birer ibret levhası olarak ortada dunnaktadırlar. İşte bunlara iyi dikkat edip ibret almak lazımdır. [3][53]