TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA NUR SURESİ 27. VE 30. AYET-İ KERİMELER
27- Ey iman edenler, kendi evlerinizden başka evlere, izin almadan ve sakinlerine selam vermeden girmeyin. Düşünseniz bu sizin için daha hayırlıdır. [1][39]
28- Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilmedikçe içeriye girmeyin. Eğer size “Geri dünün” denilirse, hemen dönün. Bu davranış sizin için daha temizdir. Allah, yaptıklarınızı çok iyi bilir.
Bu âyet-i kerime, Allah Teala’nm, mümin kullarına öğrettiği terbiye ve âdaptan birini beyan etmektedir. O da, başkasının evine girerken sahibinden izin istemek ve izin verdiği takdirde, ev halkına selam vererek içeri girmektir.
Bir Müslüman başka birinin evine gittiğinde, en fazla üç kere kapıyı vurmak, zil çalmak vb. şekillerde izin ister. Eğer izin verilirse, selam vererek içri girer. Yoksa dönüp gider.
Ebu Sait! el-Hudrî diyor ki:
“Ben, Ensann toplantılarından birinde bulunuyordum. O anda Ebu Musa el-Eş’arî, sanki birşeyden korkmuşça.sına çıkıp geldi ve şöyle dedi; “Ben, Ömer’in yanına girmek için üç defa izin istedim. Bana izin verilmedi. Bunun üzerine dönüp gittim. Ömer daha sonra beni çağırdı ve bana “Senin, benim yanıma gelmene engel olan neydi?” dedi. Ben de: “Üç defa izin istedim bana izin verilmedi. Bunun üzerine dönüp gittim. Çünkü Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştu: “Sizden biriniz üç defa izin ister de ona izin verilmezse geri dönsün.” bunun üzerine Ömer bana şöyle dedi: “Allah’a yemin olsun ki, buna dair mutlaka şahit getireceksin.” (Şimdi sizden soruyorum) İçinizde Resulullah’tan bunu işiten herhangi biriniz var mı?” Bunun üzerine Übey b.Kâ’b şöyle dedi: “Vallahi seninle beraber bu insanların en küçüğü gelecektir. (Gelip şahitlik edecektir)
Ebu Said el-Hudrî diyor ki: “Ben orada bulunanların en küçüğü idim. Kalkıp Ebu Musa el-Eş’arî ile beraber gittim ve Ömer’e, Resulullah’ın bunu söylediğini haber verdim. [2][40]
Âyet-i kerimede zikredilen izin istemenin ne şekilde olacağı hakkında iki görüş zikredimektedir. Bir kısım âlimlere göre bu izin, selam verildiken sonra sözle olur. Taberi bu görüşü tercih etmektedir. Diğer bir kısım âlimlere göre ise, izin isteme, öksürme, seslenme vb. şeylerle olur.
Kimlerin izin istemek zorunda oldukları hususuna gelince, erginlik çağına girmiş olan herkesin, eşi dışında herkesten izin istemesinin gerekli olduğu beyan edilmektedir. Kişi, kardeşinin ve annesinin yanına gimek için dahi izin istemek zorundadır. Çünkü onları, müsait olmayan bir vaziyette görmesi doğru
değildir. [3][41]
29- İçinde eşyanız bulunan boş binalara izinsiz girmenizde bir mahzur yoktur. Allah, sizin açığa vurduğunuzu da bilir, gizlediğiniz» de.
Âyette zikredilen “Boş binalar” ifadesi, herkesin serbestçe han, kahve, lokanta vb. yerleri de kapsamına almaktadır. Ayrıca yıkık, çokuve terkedilmiş, yeni yapıldığı halde henüz içine kimse girmemiş binalar da “Boş yer” sayılır. [4][42]
30- Ey Muhummcd, mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, edep yerlerini korusunlar. Böyle davranmak onlar için daha temiz ve daha hayırlıdır. Şüphesiz ki Allah, yaptilarmızdan haberdardır.
Allah Teala bu âyet-i kerimede, mümin erkeklerin, gözlerini haramdan sakınmalarını ve avret mahallerini zinadan ve başkalarının görmesinden korumalarını emretmektedir.
Mümin kimse kendisine haram kılınan birşeye bakamaz. Şayet iradesi dışında haram olan birşeyi görürse derhal gözünü ondan çevinnekle mükelleftir.
Bu hususta Resulullah (s.a.v.)çlen şu Hadis-i Şerifler rivayet edilmektedir: “Cerirb.Abdullahel-Bücelî diyor ki:
“Ben, Resulullah (s.a.v.)den, anî bakışların (Gözün, istemeden görmesinin) hükmünü sordum, O bana, gözümü çevimlemi emretti. [5][43]
Peygamber efendimiz diğer bir Hadis-i Şerifinde Hz. Ali’ye şöyle buyurmuştur:
“Ey Ali, birinci bakışına ikinci bakışını ekleme. Zira senin birinci defa bakmaya hakkın vardır. Bunun dışında bakmaya hakkın yoktur. [6][44]
Ebu Said el-Hudrî diyor ki:
“Bir gün Resulullah şöyle buyurdu: “Sakın yollar üzerine oturmayın.” Bunun üzerine orada bulunanlar: “Başka çaremiz yok. Yollar bizim toplantı yerlerimiz. Oralarda oturup konuşuyoruz.” dediler. Resulullah da şu cevabı verdi: “Eğer mutlaka oturacaksanız yolun hakkını verin.” Onlar: “Yolun hakkı nedir?” diye sorunca Resulullah: “Gözü kapamak, eziyet etmemek, selam almak, iyiliği emretmek ve kötülüğe mani olmaktır.” buyurdu. [7][45]
Taberi, bu âyet-i kerimede zikredilen “Edep yerlerini korusunlar” ifadesinden maksadın, edep yerlerini insanların bakışlarından korumaları olduğunu söylemiş ve buna dair görüşleri zikretmiştir. [8][46]