sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ANKEBUT SURESİ 36. VE 40. AYET-İ KERİMELER

TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA ANKEBUT SURESİ 36. VE 40. AYET-İ KERİMELER
Mayıs 13, 2026 09:56
4
A+
A-

36- Medycn halkına da kardeşleri Şuayb’i Peygamber olarak gön­derdik. Şuayb onlara: “Ey kavmim, Allaha ibadet edin, âhîrct gününü ar­zu edin yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” dedi. [1][40]

 

Allah teala bu âyet-i kerimede de Şuayb (a.s.)ı Medyende yaşayan kav­me Peygamber olarak gönderdiğini, Şuayb (a.s.)ın, kavmini, yalnızca Allaha kulluk etmeye ve âhiret gününün sevabını istemeye ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmamaya davet etmiştir. Fakat kavmi onu dinlememiştir. [2][41]

 

37- Fakat onlar Şuayb’ı yalanladılar. Bunun üzerine şiddetli bir dep­rem onları yakalayıverdi de evlerinde dizüstü çökekaldılar.

Kavmi Şuayb (a.s.)ı yalanlayınca Allah onlan, çığlık koparan bir sarsıntı ile yakalayıverdi ve onlar bulundukları yurtlarında dizüstü çökekalıp öldüler. [3][42]

 

38- Biz, Âd ve Semud kavimlerini de helak ettik. Bu, geride kalanla­rın yerlerinden de size belli olmaktadır. Şeytan, yaptıkları kötülükleri ken­dilerine süsleyip güzel göstererek onları doğru yoldan uzaklaştırmıştı. Hal­buki kendileri bunu anlayacak durumdaydılar.

Ad kavmi, Yemen’de “Hadramut” şehrine yakın olan “Ahkaf’ bölgesin­de yaşıyorlardı. Semud kavmi ise Mekke’ye yakın bir yerde bulunan “Hicr” böl­gesinde yaşıyorlardı.

Araplar, bu kavimlerin yaşadıkları yerleri iyi biliyor ve oralardan geçi­yorlardı. Ayet-i kerime, işte helak olan bu iki kavmi tekrar ibret nazarlarına sun­maktadır. [4][43]

 

39-  Biz Karun’u, Firavnu ve Hâmân’ı helak ettik. Doğrusu Musa kendilerine apaçık delillerle gelmişti de, yeryüzünde büyüklük taslamışlar-dı. Onlar, azabımızdan kaçıp kurtulamazlardı. [5][44]

 

40- Biz onların herbirini günahları yüzünden cezalandırdık. Kiminin üstüne taş yağdıran kasırga gönderdik, kimini korkunç bir çığlık yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Aslında Alan onlara zulmetmedi fakat onlar kendi kendilerine zulmettiler.

Daha Önce geçen âyetlerde beyan edildiği gibi Karun, İsrailoğulların-dan, büyük bir servete sahibolan ve malından Aİlah yolundan harcamayan ve bu sebeple eviyle birlikte yerin dibine geçirilen bir kimsedir. Firavun ise Hz. Musa zamanında Mısır’ın kralı olan ve sonunda denizde boğulan birisidir. Hâmân da Firavunun veziridir. Firavun da Hâmân da Allahı inkâr eden Kıpti terdendir.

Âyet-i kerimede zikredilen ve üzerlerine taş yağdığı belirtilenler Lut kav­midir. Çığlıkla yakalananlar ise Semud kavmi ve Medyen halkıdır. Yere geçiri­len kimse Karun, Suda boğulan ise Nuh (a.s.)ın kavmi ve Firavundur.

Âyet-i kerimenin sonunda: “Aslında Allah onlara zulmetmedi fakat onlar kendi kendilerine zulmettiler,” Duyurulmaktadır. Bu ifade şöyle izah edilmekte­dir: “Allah teala yarattığı bu ümmetleri, başkalarının suçundan dolayı değil biz­zat kendilerinin işlemiş oldukları suçlardan dolayı helak etmiştir. Zira bunlar, rablerini ve rablerinin kendilerine vermiş olduğu çeşitli nimetleri inkâr etmişler ve Allah’ı bırakıp putlara tapınışlardır. [6][45]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.