sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA İSRA SURESİ 71. VE 72. AYET-İ KERİMELER

VEHBE ZUHAYLİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA İSRA SURESİ 71. VE 72. AYET-İ KERİMELER
Temmuz 4, 2026 09:57
4
A+
A-

Kıyamet Gününde İnsanlar Ve Liderleri

 

71- O gün bütün insanları imamları (liderleri) ile çağırırız. Her kime kitabı sağından verilirse işte onlar kitaplarını okuyacaklar ve onlara kıl kadar zul-medilmeyecektir.

72-  Kim burada kör ise o ahirette de kördür, yolca daha da sapıktır.

 

Açıklaması

 

Ey Muhammed! Sen her bir ümmeti imamı ile birlikte kendisini hesaba çekeceğimiz o günü bir hatırla. Yani o gün biz onları amel defterleriyle hesaba çekeceğiz. İbni Kesir’in de belirttiği gibi daha tercihe değer olan görüş budur. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Ve biz her şeyi apaçık bir kitapta (levh-i mahfuzda) kaydettik.” (Yasîn, 36/12); “Ve kitap konulmuş olacaktır. Sen günahkârları, onda bulunanlardan dolayı korkuya kapılmış göreceksin.” (Kehf, 18/44). Kitaba da “imam” denilir. Çünkü amellerin bilinmesi için ona baş vuru­lacaktır.

Diğer taraftan “imamları ile” ifadesinden kendisine uydukları önderleri kastedilmiş olma ihtimali de vardır. İman ehli olan kimseler peygamberleri önder kabul ederler. Kâfirler de önder kabul etttikleri kimselerin ardından giderler. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz onları cehenneme çağıran imamlar kıldık.” (Kasas, 28/41). Şu kadar var ki tercih edilen görüş İbni Kesir’in söz konusu ettiği görüştür. Buna delil ise bundan sonra gelen Yüce Allah’ın şu buyruğudur: “Kime kitabı verilirse işte onlar kitaplarını okuy­acaklar.” Yani şu çağırılanlardan kitabı sağ taraflarından verilenler var ya, onlar orada bulunan salih ameller dolayısıyla sevinç ve neşe ile o kitabı okuya­caklardır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Kitabı sağ elinden verilene gelince o işte alın kitabımı okuyun, diyecektir.” (Hakka, 69/19).

“Ve onlara kıl kadar zulmedilmeyecektir.” Yani sevaplarından en basit bir şey dahi eksiltilmeyecektir. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruklarını andırmaktadır: “Ve onlar hiçbir şeyle zulme uğratılmazlar.” (Meryem, 19/60); “Ne zulümden korkar, ne de hakkının eksik verileceğinden.” (Ta-Ha, 20/112).

Tirmizî ile Hafız Ebu Bekr el-Bezzar, Ebu Hureyre (r.a.)’den Rasulullah (s.a.)’ın, Yüce Allah’ın “O gün bütün insanları imamları ile çağırırız.” buyruğu hakkında şöyle dediğini rivayet etmektedir: “Onlardan herhangi bir kimse çağırılır. Ona kitabı sağ elinden verilir ve bedeni alabildiğine büyütülür, yüzü ağartılır, başına parıldayan inciden bir tac konur. Arkadaşlarına doğru gider, onu uzaktan görürler ve derler ki: Allah’ım bu adamı bize doğru gönder ve bunda bereket ihsan eyle. O da onlara gider ve müjdeler olsun size, der. Sizden bir kişiye bunun gibisi vardır. Kâfire gelince onun da yüzü karartılır ve bedeni büyütülür. Arkadaşları onu görünce şöyle derler: Bundan yahut bunun şerrinden Allah’a sığınırız. Allah’ım, bunu yanımıza getirtme. Bu kişi onların yanına gidince şöyle derler: Allah’ım bunu rezil ve rüzvay kıl. O da şöyle der: Allah sizi benden uzak tutsun. Sizden her bir kimseye bunun gibisi vardır.”

Hesabın akıbeti ise ahiretten önce dünyada bilinen bir husustur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Kim burada kör ise o ahirette de kördür. Yolca daha da sapıktır.” Yani şu dünya hayatında Allah’ın delilleri apaçık belgelere kâinat­ta açıkça ortaya koyduğu ayetlerine karşı kör olursa, ahirette de aynı şekilde kör olacaktır. Kurtuluş yolunu bulamayacaktır, hatta dünya kör kimselerden de yolca daha sapık olacaktır. Buradaki körlükten kasıt göz körlüğü değildir, kasıt kalbî körlüktür.

Körlük kurtuluş yolunu bulup hidayete eremeyen kimseler için istiare yoluyla kullanılmıştır. Dünya hayatındaki körlük ise gözün görmemesi demek­tir. Ahiretteki körlük ise sapık yolu izlemesinin kendisine fayda sağlamaması dolayısıyladır. [1][22]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.