TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA AHZAB SURESİ 56. VE 60. AYET-İ KERİMELER
56- Muhakkak Allah, Peygambere rahmet bahşeder Melekler de onun için dua ederler., Ey iman edenler siz de ona salât ve selamda bulunun ve ona tam bir teslimiyetle boyun eğin.
Allah teala bu âyet- i kerimede, Peygamberi Hz. Muhammedin kendi nezdinde ve yüce varlıklar olan Melekler katında üstün bir makamı olduğunu bildiriyor. Kendisinin Hz. Muhammed (s.a.v.) i övdüğünü, Meleklerin de onun için duada bulundurklannı bildiriyor ve yeryüzünde yaşayan biz insanların da onu övmemizi emrediyor.
Âyet-i kerimede “Salât” kelimesi geçmektedir. Bu kelime, Allaha isnad edildiğinde ‘Rahmet”, Meleklere isnad edilginde “Dua ve af dileme” anlamına gelmektedir.
Abdullah b. Abbas ise bu kelimenin burada “Tcrbirk eteme ve övme” mânâsına geldiğini söylemiştir.
Kâb’b b. Ucre diyor ki:
“Ey Allanın Resulü, sana nasıl selam vereceğimizi biliyoruz. Sana salavat nasıl getirilir? Bunun üzerine Resulullah şöyle buyurdu: “Deyin ki” AHahümme Salli Alfı Muhammedin ve Alâ Âli Muhmammcdin Kema salleyte Alâ îbrahime İnnnekke Hamidün Mecid.-AHahümme bârik Alâ Muhammedin ve alâ hali Muhammed. Kema börekte alâ İbrahime inneke hamidün mecid “Ey Allahım, sen, Muhammede ve ailesine, İbrahime merhametli davrandığın gibi merhametli davran, Şüphesizi ki sen, çok övülensin çok şereflisin.” “Eş Allahım, sen, Muhammed ve ailesini, İbrahimi mübarek kıldığın gbi mübarek kıl. Şphesiz ki sen, çok övülensin, çok şereflisn. [1][73]
Peygamber efendimize salavat getirmenin fazileti hakkında birçok Hadis rivayet edilmektedir. İmam Şafii bu âyete ve,Hedis-i Şeriflere dayanarak, namaz kılarken son tahiyyatta “AHahümme Salli ve Allahümme Barik” okunanın farz olduğunu söylemiştir.
Bir Hadis-i Şerifte şöyle buyurulmaktadtr:
Kim bana bir defa salavat getirirse Allah ona on defa salavat getirir ve on hatasını bağışlar. [2][74]
Peygamberimiz diğer bir Hadis-i Şerifinde de şöyle buyurmuştur:
“Kim bana salavat getirirse, bana salavaüt getirdiği müddetçe Melekler de ona salavat getirirler. Kişi salavatı isrterse çoğaltsın isterse azaltsın.
Başka bir Hadis- Şerifte de şöyle buyurulmaktadır:
“Cimri o kimsedir ki ben yanında anılırım da bana salavat getirmez.” Peygamberimiz yine bir Hadis- Şerifinde de şöyle buyuruyor:
“Yanında zirred ildiği m halde bana salavat getirmeyenin bumu yere sürülsün, Ramazan gelip çıkıncaya kadar kendisini affettiremeyen adamın bumu yere sürülsün» Baba ve annesi yanında yaslandığı halde onların vasıtasıyla (oniann duasiyla) cenneti kazanamayanın burnu yere sürülsün. [3][75]
- Şüphesiz Allaha (karşı gelen) ve Resulüne c/.iyct edenleri AH lalı dünyada da âhirette de lanetlemiş ve onlar için hor ve hakir yapan bir azap hazırlamıştır.
Allanın emir ve yasaklarına karşı çıkarak ona isyan eden ve Resulünün evliliğine dil uzatarak ona recide edenleri Allah, dünyada da âhirette de lanete uğratmış ve onları hor ve hakir düşüren bir azap hazırlamıştır. O azap ta cehennem azabıdır.
Âyette zikredilen “Resulullaha eziyet” ten maksat, Resulullahın Safiye ile evlenmesine dil uzatılması hadisesi olduğu rivayet edilmektedir. [4][76]
58- Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, yapmadıkları birşeyden ölürü c/.iyct edenler, şüphesi/ İftira (etmişler) ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Bu âyet-i kerime, mümin erkek ve mümin kadınlara, yapmadıkları şeyleri isnad ederek onlara iftirada bulunan veya onları ayıplamaya çalışan yahut onların itibarını üüşümek isteyen, kâfir, münafık ve zındıklar! yermekte ve onhı-nn, bu halleriyle büyük günah işlediklerini beyan etmektedir.
Bir kısım beyinsizler, müminlerin seçkinleri olan Sahabe^ Kirama çeşitli şekillerde dil uzatmışlar ve onların şahsiyetlerini rencide etmeye çalışmışlardır. Peygamber ethedimiz bu şekilde davarananlara hitaben buyuruyor, ki:
“Sahabiler hakkında Allahtan korkun Allahtan, Şahabilerim hakkında Allahtan korkun Allahtan. Benden sonra onları hedef edinmeyin Onlan seven beni sevdiği için onlan sevmiş olur. Onlara buğzeden de bana buğzeltiği için onlara buğzetnıiş olur. Onlara eziyet veren bana eziyet vermiş olur. Bana eziyet veren de Allaha eziyet etmiş olur, kim de Allah eziyet ederse Allanın onu yakalamasaı pek yakındır. [5][77]
59- Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle (Herhangi bir ihtiyaç için dışarı çıkarken) dış örtülerini üzerlerine alıp örtünsünler Bu onların başkaları tarafından tanınıp rahatsız edil- ‘ memeleri için daha uygundur. Allah, çok bağışlayan, çok mehamet edendir.
Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, herhangibir ihtiyaçları için dışarı çıktıkları zaman elbiselerini, cariyetlerin kıyafetlerine benzetmesinler. Saçlarını ve yüzlerini açmasınlar. Dış örtüleriyle örtünsünler ki fâsık olanlar onları rahatsız etmesin. Allah, çok affeden ve çok . merhemetli olandır.
Bu âyet-i Kerime ve Nur Suresinin otuz birinci âyeti kerimesi, mümin kadınların örtünmelerini emreden âyetelerdir.
Bu âyet-i Kerimede, kadınların, dış örtüleryle örtünmeleri em red i ilmektedir. “Dış örtüsü” diye tercüme edilen “Cilbaba” kelimesi, Abdullah b. Mes’ud,. Ubeyde es- Sclmanî, Katade, Hasan-ı Basmrî, Saidb. CÜbeyr, İbrahim en-Nehaî ve Atfı el-Horasâî, ye göre, böşürtüsünü üstünden örtünlen “Aba” “Cüb-be” demektir, bu gibi örtülerle kadınların, yüzlerini 6de örtme zorunda olup Olmadıkları hususunda iki görüş zikredilmektedir:
Ali b. Talha, Abdullah b. Abbasın bu âyeti kerimeyi şöyle izah ettiğini bildirmektedir: Abdullah b. Abbas diyor ki: “Allah, müminlerin kadınlarına, bir ihtiyaçları için dışan çıktıklarında, başlarının üzerinden örtecekleri örtüleriyle yüzlerini örtmelerini ve sadece bir gözlerini açmalaraını emretmektedir.”
Yine, Muhammed b. Şîrîn diyor ki: “Ben, Ubeyde es- Selmâni’ye bu âyet ten sordum. Ubeyde başını ve yüzünü örttü, Sadece sol gözünü açık bıraktı ve âyetin, o şekli ifade ettiğini söyledi.”
Abdullah Abbastan nakledinlen diğer bir görüşe göre, kadınlar bu örtüleriyle kaşlarının üstüne kadar olan bölümü Örterler.
İk-rime ise, kadının bu tür örtülerle boyun ve boğazını da örtmek zorunda oldğunu söylemektedir. Cariyelerin ise sadece başörtüieriyle yetinmelerinin bir mahzuru yoktur. [6][78]
60- Yemin olsun ki, eğer münafıklar, kalblcrindc hastalık bulunanlar, Mcdincyi yalan haberleriyle ayağa kaldıranlar, bu hallerinden vezgeç-mczlcrsc mutlaka seni başlarına musallat ederiz: Sonra orada sana ancak çok az bir zaman komşuluk cdbilirlcr.
Yemin olsun ki, kâfirlerliklerini gizleyip kendilerini mümin gösteren münafıklar, kainlerinde zina etme ve fısk-u fücur işleme hastalığı bulınanlar ve Medineyi dedikodularıyla karıştıranlar bu huylarından vazğçmezlerse, Ey Muhammed, mutlaka seni onlara musallat edeceğiz. Seni onlara galip getireceğiz. Sonra onlar sana Medinede pek az bir zaman komşuluk edebileceklerdir. [7][79]