TABERİ (RH.A)’İN BAKIŞ AÇISIYLA FATIR SURESİ 6. VE 10. AYET-İ KERİMELER
6- Şüphesiz ki şeytan, sizin düşmanınızdır. Sîz de onu düşman edinin. O, kendi taraftarlarını ancak cehennemliklerden olmaya çağırır.
Ey insanlar, kendisine aldanmamanızı emrettiğim şeytan, şüphesiz ki sizin d üş manini zd ir. Siz de onu düşman edinin ve ona karşı düşmanca davranın. Onun aldatmalarına kanmayın. Zira o, kendi taraftarlarını ancak cehennemlik olmaya davet eder. [1][7]
7- İnkar edenler için şiddetli azap vardır. İman edip salih ameller işleyenler için de mağfiret ve büyük bir mükafaat vardır.
Allah teala bundan Önceki âyetlerde, insanı hak yoldan saptıran şeytana uymamayı emrettikten sonra bu âyet-i kerimede de, şeytana uyan kâfirlerle onu reddeden ve peygambere uyan müminleri karşılaştırmaktadır. Kâfirler için en şiddetli bir azap olan cehennemin hazırlandığını, müminler için ise Allahın affı ve en büyük mükafaaü olan cennetin var olduğunu bildirmektedir. [2][8]
8- Kötü ameli kendisine süslü gösterilip de onu güzel gören kimse (güzeli güzel, çirkini çirkin gören kimse gibi midir?) Şüphesiz Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. O halde ey Muhammcd, sakın hidayete gelmeyenlere üzülüp de kendini mahvetme. Şüphesiz kî Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilir.
Müfessirlerbu âyet-i kerimeyi çeşitli şekillerde izah etmişlerdir. Bunlardan biri, mealde verildiği gibidir. Diğer bir izah şekli ise şöyledir: “Kendisine kötü ameli hoş gösterilerek onu güzel gören kimse için mi üzülüp de kendini mahvedeceksin?”
Diğer bir izah şekli de şöyledir: “Kendisine kötü ameli hoş gösterilerek onu güzel gören kimseye mi birşey yapabileceksin? Senin buna karşı hiçbir çaren yoktur. Zira Allah, dilediğini saptırır, dilediğini ise hidayete erdirir. O halde ey Muhammed, onların sapıklıklarına, inkarlarına ve yal ani amal arına üzülerek kendini mahvetme. Allah, şeytanın, kötü amellerini kendilerine güzel gösterdiği bu insanların ne yaptıklarını çok iyi bilmekte ve onları zaptettirmektedir ve on-lan amellerine göre cezalandıracaktır. [3][9]
9- Rüzgarları gönderen Allatılır. O rüzgarlar bulutlan harekete geçirir. Sonra o bulutlan biz ölü bir ülkeye süreriz de, onunla ölümünden sonra toprağı yeniden diriltiriz. İşte kıyamet günü tekrar dirilme de böyledir.
Rüzgarları ancak Allah estirir. O rüzgarlar bulutlan sevkeder. Biz o bulutlan adeta ölmüş gibi kupkuru kesilen ülkeye göndeririz, o ülkenin topraklarını öldükten sonra diri hale getirir. İşte Allah, ölüp kabre giren insanîan da aynen bu şekilde tekrar diriltecektir.
Allah teala Kur’an-ı Kerimin birçok yerinde, yağmurlar vasıtasıyla yeryüzüne hayat bahşettiği gibi, insanları diriltmeyi dilediğinde onlara da tekrar hayat vereceğini beyan etmektedir. Böylece bizlere, öldükten sonra dirilmenin muhakkak olduğunu ispat etmektedir. [4][10]
10- Kim üstünlük istiyorsa bilsin kî üstünlük tamamıyla Allahindır. Güzel sözler ancak ona yükselir. Güzel sözleri de salih amel yükseltir. Kötülük yapmak için tuzak kuranlara, işte onlara şiddetli bira a/p vardır. Boşa çıkacak olan da onların tuzağıdır.
Ayet-i kerimenin “Kim üstünlük isterse bilsin ki üstünlük tamamıyla Al-lahındır.” bölümü çeşitli şekillerde izah edilmiştir.
Mücahid bunu: “Kim putlara taparak izzet ve şerefe erişmeyi isterse bilsin ki bütün izzet ve şeref ancak Allaha aittir.” şeklinde izah etmiştir.
Katade ise: “Kim izzet ve şeref isterse Allaha itaat ederek istesin. Zira izzet ve şeref ancak Allahındır.” şeklinde izah etmiştir. Taberi bu görüşü tercih etmiştir.
Diğer bir kısım âlimler İse: “Kim, üstünlüğün kime ait olduğunu öğrenmek isterse, bilsin ki her türlü üstünlük ancak Alaha aittir.” şeklinde izah etmişlerdir.
Âyet-i kerimenin devamında şöyle buyurulmaktadır: “Güzel sözler ancak ona yükselir. Güzel sözleri de salih ameller yükseltir.” Burada zikredilen “Güzel söz”den maksat, Allahı zikretmek, Kur’an okumak ve dua etmektir. Bu sözleri Allaha yükseltecek “Salih amerden maksat ise, Allahın farz kıldığı ibadetleri yapmaktır. Kul, Allanın kendisine farz kıldığı salih amelleri işlemekle birlikte Allahı zikreder, Kur’an okur ve Allaha yalvanrsa bu yaptıkları Allahın katına vanr. Aksi halde ona ulaşamaz geri döner.
Peygamber efendimiz, Allahı anmanın insanı arş’a yükselteceği hususunda şöyle buyuruyor:
“Sizin, Allahın azametini anmanız, onu teşbih etmeniz, onu birlemeniz ve ona hamdetmeniz (Bu sebeple söylediğiniz kelimeler) Arş’ın çevresinde dolaşırlar. Bunlann annın sesi gibi seleri vardır. Bu kelimeler kendilerini söyleyen kimseleri hatırlatırlar. Sizden biriniz, kendisini hatırlatan biri olsun istemez mi? [5][11]
Ayet-i kerimelerin devamında: “Kötülük yapmak için tuzak kuranlara, işte onlara şiddetli bir azap vardır.” Duyurulmaktadır. Katade’ye göre “Tuzak kuranlardan maksat, müşriklerdir. İşte onlann tuzaklan boşa çıkacaktır. Onlar için cehennem azabı vardır.
Mücahid, Said b. Cübeyr ve Şehr b. Havşeb’e göre ise bunlardan maksat, amelleriyle gösteriş yapanlardır. Zira bunlar, yaptıklan amellerle Allaha itaat ettikleri görüntüsü verir ve böylece insanları aldatmış olurlar. Gerçekten bunlar Allah rızası için değil, belli menfaatler için bu amelleri işlerler. İşte şiddet lazap bunlaradır ve bunların foyalan çok çabuk meydana çıkar. [6][12]