sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolartefsir derslerikavram derslerimedaricus salikin

YÜREK ÜLKESİ

Temmuz 6, 2026 11:59
5
A+
A-

بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمٰنِ ٱلرَّحِيمِ

YÜREK ÜLKESİ

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah(cc)’a, selam, örneğimiz, önderimiz Hz. Muhammed(sav)’e, onun tertemiz ailesine, ashabına, O’na(sav) tabii olan müminlerin üzerine olsun.

Dünyanın bu en büyük ülkesine sahip olabilmek için, önce

böylesine müthiş bir imkånın farkında olmak gerek.

İçimizdeki sınırsız ve sınıfsız coğrafyanın varlığından haberdar olmak gerek. Kur’ an’ ın iniş biçimi ve yeri konusundaki tartışmalarda kimi âlimler “arş” ı kalp olarak kabul ederler. Bu görüşü kalp konusundaki kimi ayetler de desteklemektedir.

Kalp, insana şahdamarından daha yakın olan Allah’i konuk edecek kapasitede yaratılmıştır.

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ اَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْ لٍ الْوَرِيدٍ

“Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler

vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakı-

nız.” (Kaf/16)

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ أمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّشولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْبِيكُمْ وَاعْلَموا أَنَّ اللِّ

* يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

“Biliniz ki Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten

Ơ’na götürülüp toplanacaksınız.” (Enfal/24)

Evet, bu müthiş mekân Allah’ a tahsis edilip beytullah ve arşul-lah kılınmamışsa imkan zayi edilmiş demektir. Seyrini şöyle der:

Yere çakan iki çatal kazığı

Ikiden birine eyler yazığı

Allah bir göğüste iki kalp yaratmadığına (Ahzab, 4) göre bir kalp ya Allah’ a tahsis edilmiştir ya da gayrıya. Eğer Allahtan gayrıya tahsis edilmişse bu durumda beytullah değil beytülmakam, beytülmal beytüşehvet; beytünnefs ve hatta beytüşşeytan olur. İnsanların önce yüreklerinden vurulduğu öylesine bir toplumda, İslami hareket ,yürek ülkesini kurabilmiş kaç er çıkartabilecektir?

كَلّا بَلَّ زَانَ عَلَى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

“Değil, başkası değil, onların işlediği günahlar karartmıştır

kalplerini.” (Mutaffifin/ 14)

Bu karayı, bu pası temizlemek elbet kolay olmayacaktır.

Nasıl temizlensin ki? En çok kullandığımız organlar el, kafa ve kalb. Bunlar içerisinde de en çok kullanılan, kalbdir. Elimizi bir kaç ay yıkamadığımızı düşünelim. Tiksindiniz değil mi? Ya ondan çok daha fazla kullandığımız kalb? Onun kirliliğini varın siz hesab edin. Bu kirlilik, kalbi sonunda öyle bir noktaya getiriyor ki, kalb taşlaşıyor, katılaşıyor, duyarsızlaşıyor. İşte bunun Kur ‘an-ı ifadesi:

ثُمّ فَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ أَوْ أَشَدُّ قَسْوَةٌ وَإِنَّ مِنَ الْحِجَا رَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْأَنْهَارُ وَانَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَاءُ وَإِنَّ مِنْهَا لَمَا يَ هَبِطُ مِنْ خَشْيَةِ الله وَمَا اللَهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

“Sonra kalbleriniz yine katılaştı, taş gibi, hatta daha katı.

Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır; öyleleri vardır ki yarılır, ortasından sular çağlar; öyleleri de vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.” (Bakara/74)

Bir yeri ele geçirmek için merkezin kontrol altına alınması

şarttır. Zira orası başkent, karar verme yeri ve varlığın temeli mesabesindedir. Eğer orası kaybedilirse kontrol elden gider ve işgal gerçekleşir. Çünkü yönetim merkezdedir. Sığınak ve aynı zamanda o bölgenin temsili olan yerdir. Kalpte böyledir, davranışların, sözlerin, bakışların temsilidir. Merkezin azaları, merkezi yansıtır.

Merkezi tanıtan onun azaları ve o azaların işlevidir. Bir beldenin temiz olduğunu gördüğümüzde bile oranın halkının temiz olduğunu söylemeden önce o beldenin merkezinin çalıştığını ve temiz olduğunu söyleriz. İnsanın merkezi olan kalp ele geçirilir ve kirli ellerle temas edilirse artık her şey değişecek ve kirli ellerin lekesi her yere bulaşıp yaşanılabilir bir yer olmaktan çıkacaktır. Adeta etrafa virüs saçan ve pisliklerden kurtulamayıp sağlıklı hayata ya-bancılaşan bir merkez haline gelir.

Kalp katılığı rahmet kıtlığıyla doğrudan ilgili bir olay olmasaydı üzerinde bu kadar durulmazdı:

فَبِمَا نَقْضِهِمْ مِيثَاقَهُمْ لَعَنَّاهُمْ وَجَعَلْنَا قُلُوبَهُمْ قَاسِيَةٌ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ عَنْ مَوَاضٍ عِهْ وَنَسُوا حَظَّا مِمَّا ذُكِّرُوا بِهِ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَى خَائِنَةٍ مِنْهُمْ إِلَّا قَلِيلًا مِنْهُمْ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاصْفَحْ إِنَّ اللَّهَ يُجِبُّ الْمُحْسِنِينَ

“Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalblerini

kaskatı yaptık.” (Maide/13)

Kalb katılığının illeti olarak lanetlenmenin gösterilmesi oldukça ürpertici.

Kalbler aynı zamanda sınanıyor. Küçük kåinat olan insanın bu müthiş dünyası her an sınanmakta ve fitnelerle karşı karşıya kalmakta. Kur’ an, “Allah’ın takva için kalblerini sınadığı kimselerden söz etmekte. Hele gündüzü olmayan bir geceyi yüreğe zimmetlemek demeye gelen “kasvet”, sonunda hidayetin, kalbin yakıtı olan hidayetin tümden kesilmesine neden oluyor:

خَتَّمَ اللهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ

“..Allah kalblerini mühürledi..” (Bakara/7; En’am/46)

Artık dosya kapanmış, mühürlenmiş ve imzalanmıştır, Vurandan başkası çözemeyecektir o mührü. Katılık kalbin felaketi, mühürlenmekse kıyametidir. Kalb gibi mükemmel bir coğrafyayı elden kaçıran devlet kuşunu elden uçurmuş demektir. Bu duruma düşmemenin en garantili yolu “içerdeki savaş” tır.

“Elhamdulillahirabbi’lalemin”

Yazarın Diğer Yazıları
Nisan 20, 2026 11:59
Şubat 23, 2026 11:59
Kasım 14, 2025 11:59
Ekim 24, 2025 11:59
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.